(765 S. K. m. 46, 47)
Dava: Karısı Naciye'yi öldürmekten sanık Mesut'un yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin ( İ )DÖRDÜNCÜ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.9.2002 gün ve 621/248 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdahil taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyanın incelenmesinde;
Eşini öldürmek suçundan sanık Mesut hakkında düzenlenen raporların incelenmesinde;
1-M Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesince sanığın müşahade altına alınarak verilen 8.8.2000 gün ve 1176 sayılı raporu ile işlediği iddia olunan suça karşı cezai ehliyetinin "tam" olduğunun bildirildiği,
2-Sanık vekilinin talebi üzerine, mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevki üzerine,
Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 20.4.2001 gün 17944 sayılı raporu ile "cezai ehliyetini etkileyecek herhangi bir psikopatoloji tespit edilmediğine dair" mütalaanın verildiği,
İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 28.1.2002 gün ve 267 sayılı raporu ile iki kez sanığın muayenesi yapıldıktan sonra "sanık Mesut 'un 28.11.1999 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai ehliyeti olmayıp hakkında TCK.nun 46. maddesinin tatbikinin uygun olduğu hali hazır durumuyla kendisinde psikopatik bulgu saptanmadığından muhafaza ve tedavisine mahal bulunmayıp ( 10 )sene süreyle 6 ayda bir psikiyatri uzmanı bulunan bir klinikte muayenesinin uygun olduğuna" dair kaydın konulduğu,
3-Mahkemece M Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi ve Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin raporları ile 4. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek rapor düzenlemesinin istenmesi üzerine,
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun sanığı bizzat muayene etmeden adli tahkikat dosyası ile ilgili kurumlarca düzenlenen raporları değerlendirerek 23.5.2002 gün ve 120 sayılı raporu ile "sanığın 28.11.1999 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai ehliyetini haiz olmayıp hakkında TCK.nun 46. maddesinin tatbikinin uygun olduğu ancak gerek 4. İhtisas Kurulunda gerekse Gözlem İhtisas Dairesinde yapılan muayenelerinde hali hazır durumuyla mezkur akıl hastalığının zail olması nedeniyle muhafaza ve tedavisine mahal olmayıp 10 sene süreyle 6 ay aralıklarla bir psikiyatri uzmanı bulunan klinikte kontrol muayenelerinin uygun olduğuna" dair evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu görüş bildirdiği, anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun benzer bir olayla ilgili olarak verdiği 30.4.1998 gün ve 62 sayılı mütalaasında; sonuç olarak "29.1.1995 tarihinde sanığı bulunduğu "kasten iki kişiyi öldürmek" suçuna karşı cezai ehliyeti sorulan Kaya oğlu 1971 doğumlu Kenan 'ın 30.4.1998 günü Adli Tıp Genel Kurulunda yapılan "muayenesinde" bradıpsisi ve bradikinezi dışında klinik seviyede belirgin psikopatolojik araz tespit edilmediği, hernekadar kişi hakkında Adli Tıp Genel Kurulunca 15.12.1996 tarihili ( paranoid sendrom )tanısı ile ceza ehliyetini haiz olmayıp TCK.nun 46. maddesinin tatbikinin uygun olduğu" şeklinde mütalaa düzenlenmiş ise de, bu mütalaanın kişinin Genel Kurulda muayene edilmeden dosyada mevcut B Devlet Hastanesindeki muayenesi ve Gözlem İhtisas Dairesindeki müşahadesinden sonra düzenlenen raporda mevcut "TCK.nun 47. maddesinin tatbiki" şeklindeki kararına mehaz olan teşhisin ve bu teşhise neden olan bulguların irdelenmesi ve aynı tanı ile "TCK.nun 46. maddesinin tatbikinin uygun olduğu" tıbbi kanaatine varılarak düzenlenmiş olduğu; mahkemenin tereddütü sonucu dosyanın tekrar Genel Kurula gönderilmesi üzerine şahsın 30.4.1999 tarihinde Genel Kurulda yapılan muayenesi ile daha önceden 4. İhtisas Kurulunda 31.7.1995 ve 13.10.1995 tarihlerinde iki kez yapılan muayenelerinde tespit edilen ve aynı mahiyette oldukları anlaşılan bulgular ile kişi hakkında bugüne kadar düzenlenmiş tüm tıbbi belgelerin ışığında dava dosyasının yeniden değerlendirilmesinde, sanığın suç tarihinde ve halen cezai ehliyetini müessir ve kişide irade, şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya ceza azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığına musab olmadığı 4. İhtisas Kurulunun 1.9.1997 günlü mütalaasındaki "şizofreni" tanısına dayanak teşkil eden ve Genel Kurulca yapılan muayenesinde de saptanan bradikinezi ve bradipsisi bulgularının da bir akıl hastalığı mesabesinde olmadığı tıbbi kanaatine varıldığı cihetle, Kenan'ın 29.1.1995 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı ceza ehliyeti tam olup, hakkında TCK.nun 46 ve 47. maddelerinin tatbikine mahal olmadığı tavzihen ve tashihen oybirliği ile mütalaa olunur" denilmiş olması karşısında sanığın adli tahkikat dosyası ile birlikte yeniden Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevk edilerek, Genel Kurulda "sanığın bizzat muayenesi" yapıldıktan sonra TCK.nun 46 ve 47. maddeleri yönünden cezai ehliyeti ile ilgili rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanık vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinden görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün bu nedenle BOZULMASINA24.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy