(765 S. K. m. 51, 64, 448, 463) (1412 S. K. m. 257, 258, 259) (5237 S. K. m. 29, 37, 38, 40, 81)
Dava: Hüseyin Köken'i kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanıklar Mehmet Çınar ve Kadir Sular, korku ve panik yaratacak şekilde ateş etmekten sanık Hasan Kılınç ve izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıkların yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 28.02.2003 gün ve 80/34 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanıklar Mehmet ve Kadir hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi hakkında da cezasının nev'i ve süresi itibariyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Sanık Hasan'a verilen cezanın tür ve miktarına göre duruşmalı inceleme isteminin CYUY'nın 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2) 18.12.2001 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 18.12.2002 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmüştür.
3) Sanık İbrahim Çınar müdafiinin süresinden sonra temyiz isteminin CYUY'nın 317 maddesi uyarınca reddine hükmedilmiştir.
4) Tebliğname değerlendirilmiş;
Sabıkalı olan sanık Mehmet ile Hasan'ın mağdur Hüseyin'in baş garson olarak çalıştığı gazinoda olay çıkartıp taşkınlıkla ve huzur bozarak yanlarındaki Tevfik ile birlikte tabak kırdıkları, uyarıya rağmen taşkınlıklarını sürdürdükleri mağdur Hüseyin'in vaki tahrikten daha az etkili bir düzeyde küfre ve basit saldırıya karşılık vermesi üzerine gazinodan çıkmayı takiben sanık Kadir'i de yanlarına alıp hesap sormak üzere geldikleri bizzat mağduru hedef tutarak sanıklar Mehmet ve Kadir'i iki yandan önünü keserek yekdiğerinin eylemini görecek ve yekdiğerinin fiilini kolaylaştıracak biçimde mağduru birkaç kez kurşunladıkları vaki atışlar sonucu mağdur Hüseyin'in üç isabet aldığı bu isabetlerin vücutta kalmayarak giriş ve çıkış gösterdikleri olayda;
a) Öldürmeye tam kalkışmanın birlikte ve yekdiğerinin eylemini kolaylaştıran asli yardımlaşma ile gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar Mehmet ve Kadir'in eyleminin TCY'nın 64/1 maddesi kapsamında mütalaa edilip bu doğrultuda hüküm tesisinde isabetsizlik görülmediğinden TCY.nın 463.maddesinin tatbikine işaretle bozma öneren görüşe itibar olunamamış,
b) Haksız hareketlerin sanıktan kaynaklandığı olayda mağdur Hüseyin'in saldırganlığı ve tabak kırma suretiyle verilen zararların devamını önelemeye yönelik küfrü ve karşı saldırısının tahrik teşkil etmiyeceğinin gözetilmeyerek sanık Mehmet yararına TCY'nın 51/1 .maddesinin tatbiki aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
5) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Mehmet ve Kadir'in adam öldürmeye teşebbüs, Kadir'in yasak silah taşımak, Hasan'ın silah atmak ve yasak silah taşımak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı Mehmet ve Hasan yönünden tahrik ve takdiri tahfif, Kadir yönünden takdiri tahfif sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin Mehmet ve Kadir yönünden adam öldürmeye teşebbüs suçundan duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçelerinde Mehmet yönünden eksik incelemeye, adam öldürmeye teşebbüs suçunda sübuta, TCY.nın 463. maddesinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, tahrikin ağır olduğuna, eski hükümlülüklerinin 4616 ve 4758 sayılı Yasa kapsamında kaldığı gözetilmeden uygulama yapıldığına, tahliye istemine vesaireye , Kadir yönünden adam öldürmeye teşebbüs suçunda vasfa TCY.nın 463 ve tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, yasak silah taşımak suçunda bir sebebe dayanmayan, tahliye istemine yönelen, Hasan müdafilerinin temyiz dilekçelerinde korku, kaygı ve panik yaratacak biçimde silahla ateş etmek suçunda sübuta, eski hükümlülüklerinin 4616 ve 4758 sayılı Yasa kapsamında kaldığı gözetilmeden uygulama yapıldığına, korku, kaygı ve panik yaratacak biçimde silahla ateş etmek ve yasak silah taşımak suçunda 647 sayılı yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Kadir'in mahkumiyetine ilişkin hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
6) Sanıklar Mehmet ve Hasan ile ilgili hükümler yönünden,
a) Sanık Mehmet'in yasak nitelikli olan ancak ele geçmeyen tabancası ile 18.12.2001 tarihinde mağdur Hüseyin'i öldürmeye tam kalkışmasından sonra hukuki ve fiili kesiklik olmadan ve vaki eyleminden dolayı iddianame ile kamu davası açılmadan 3.02.2002 tarihinde Akhisar'da yakalattığı yasak bir diğer silah nedeniyle yargılandığı ve Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/169-179 sayılı kesinleşmemiş kararıyla mahkum edildiği gözetilmeden CYUY.nın 253.maddesi mucibince 6136 sayılı Yasa ile ilgili kamu davasında davanın reddi koşulları doğup doğmadığının gözetilmeyerek mahkumiyet hükmü tesisi,
b) Sanık Hasan yönünden İddianamede gazinoda ateş ederek cam ve eşyaları kırmak olarak tarif edilen ve TCY.nın 516/ilk, 517, 522.maddelerine mümas suçu oluşturduğu görüşü belirtilen kamu davasının, TCY.nın 264/7. maddesindeki "başka suçu oluştursa dahi" biçimindeki hüküm karşısında dava konusu edilmediği ve bu nedenle anılan suç tipine dönüşmeyeceği ancak ve mutlaka yasanın 264/7. maddesi ve fıkrasınca kamu davası açılmasının gerekli bulunduğu gözetilmeden, bu tür işlemlerde CYUY.nın 258. maddesinin geçerli olmayıp aynı yasanın 259. maddesinin veya ek iddianame müessesinin işlerlik kazanabileceği düşünülmeyerek CYUY.nın 257. maddesine aykırı biçimde sanık Hasan hakkında mahkumiyet hükmü tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafilerinin temyizleri isabetli görülmekle sanıklar Mehmet ile Hasan'ın konu hükümleriyle irtibatlı sair mahkumiyet hükümlerinin tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy