(765 S. K. m. 51/1, 62, 449) (5237 S. K. m. 29, 35, 36, 82)
Dava: Karısı Ayşeyi öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık Mehmetin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin ( İZMİR ) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.2.2003 gün ve 405/14 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile müdahil taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Suçu inkar eden ve bunun doğal sonucu olarak suç işleme sebebini belirtmeyen sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediğinin delillerle açığa çıkması halinde, cezasının haksız tahrik sebebiyle indirilmesini meneden bir kural bulunmadığı ve esasen sanığın, sulh ceza hakimliğinde, mağdurenin kötü yola düştüğüne dair beyanının da mevcut olduğu cihetle sanığın ileri sürmediği bir olgudan hareketle tahrik hükümlerinden yararlandırılmaması yolundaki peşin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun sübutuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Yanında erkek arkadaşlarıyla barlarda eğlenen travesti denilen kişi ile aynı evde yaşayan ve böylece objektif ölçülerle kocası olan sanığı başkalarıyla aldattığı yolunda haklı bir kanaat oluşmasına sebep olan mağdurenin tercih ettiği bu yaşam tarzının, sanıkla evlenmeden önce de varit bulunup bulunmadığının, varit ise sanığın evlenmeden önce mağdurenin bu haline vakıf olup olmadığının, evlendikten sonra birlikte yaşadıkları süre içinde bu halin devam edip etmediğinin, devam etmişse sanığın da bu yaşam şekline itiraz ve aldırış etmeyen, hoş gören ve gözyuman karakter yapısında olup olmadığının, sanık ve mağdure ile tanıklardan mütemmim bilgi alınmak, gerekirse bu hususta bilgisi olabilecek kişiler tespit edilerek tanık olarak dinlenmek suretiyle tespit edilip eylem sebebinin belirlenmesi, bu şekilde elde edilecek delillerin sanık lehinde tecellisi halinde, ayrı yaşasa bile resmen eşi olup çocuğunun da annesi bulunan mağdureden kaynaklanan hareketlerin ağır tahrik boyutunda kabulü, aksi takdirde tahrik hükmünün uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde TCK.nun 51/1. maddesi ile uygulama yapılması,
b )Tayin olunan vekalet ücretinin müdahil vekili yerine müdahil lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil vekili ile sanık müdafiinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün değişik gerekçe ile tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 3.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy