(765 S. K. m. 296, 313)
Dava: Müslüm Sunayı taammüden ve kangütme saikiyle öldürmekten, cürüm delillerini gizlemekten sanık Ahmet Yağcı, işbu öldürme suçuna feran iştirakten sanıklar Olcay Kıraş ve İsmail Cirik, ayrıca izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Ahmet Yağcı ile Olcay Kıraş'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.9.2002 gün ve 110/89 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ahmet Yağcının öldürme, TCK. nun 296/1 ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının, sanık Olcay Kıraş'ın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının nitelikleri tayin, cezalarını azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Ahmet Yağcı müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında, mahkemenin görevli olmadığına, suç vasfına, cezai ehliyet raporunun aldırılması gerektiğine vesaireye, sanık Olcay müdafiinin oluşa göre eksik incelemeye, kabule göre, eylemin TCK. nun 313. maddesi çerçevesi içinde kaldığına vesaireye, sanık İsmail Cirik müdafiinin suç vasfına vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Ahmet hakkındaki tüm suçları için kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık Olcay Kıraç hakkındaki 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan ve kısmen resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanık Olcay Kıraş'ın öldürmeye feri iştirak suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Olay günü sanık Ahmet Yağcı, maktul Müslüm Sunayı Kurtuluş Caddesindeki manav dükkanında öldürdükten sonra bir alt sokağa park ettiği otosuna binerek yanında kimse bulunmadığı halde hızla öğretmenevi istikametine oradan da Livatya mevkiine doğru uzaklaştığı sırada, tesadüfen yol kontrolü yapan trafik polis ekibinin dur ihtarına uymaması nedeniyle görevlilerce takip edildiği ve yakalandığı, olayda kullandığı tabancasını arabasındaki takım kutusuna koyup saklaması nedeniyle başlangıçta ele geçirilemediği, sadece trafik suçunu tespit eden görevlilerin sanık Ahmet'in kimlik ve ehliyetini alıkoyup kendisini serbest bıraktıkları, olayda kullandığı boş kovanlarla uyum teşkil ettiği kriminal raporla saptanan tabancasının bilahare sakladığı yerden ele geçirildiği, sanık Olcay'ın öldürme anında sanık Ahmet'in yanında bulunarak onun suç işleme kararını takviye etmediği gibi suçun işlenmesinden önce yardım vaadinde bulunmadığı ve ona manende muzahir olmadığı hususu; görevli trafik polislerinin görüp takip ettikleri aracın içinde bir kişi olduğuna ve yakaladıkları araçtan bir kişinin dışarıya çıktığına bununda sanık Ahmet olduğuna dair beyanları, mekan tanıkları ve sanık Olcay'ın inkara yönelik savunmaları dışında bu sanığı olayla irtibatlandıran görgü tanığı da bulunmadığından ve savunmanın da aksi sabit olmadığından mevcut deliller sanık Olcay'ın öldürmeye feran iştirak suçundan mahkumiyetine yeterli ve kesin kanaat verici olmamakla birlikte, sanık Olcay'ın olay sonrası sanık Ahmet'i bilerek Manyas Hamamlı Köyündeki Güngör Omay'ın evine götürmesi Remzinin evinde saklaması, İstanbul'a kaçmasını sağlaması ve korunması amacı ile sanık Ahmet bilahare yakalandığında üzerinden çıkan ve öldürme olayı ile ilişkisi bulunmayan tabancayı ona bırakması böylece olaydan sonra sanık Ahmet'in gizlenmesine yardımcı olmasının TCK. nun 296. maddesiyle düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Sanık İsmail Cirik'in sanık Ahmet Yağcının Müslüm Sunayı öldürme eylemine feri iştirak suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Olay tarihinde cezaevinde bulunan sanık İsmail Cirik'in öldürme suçunun işlendiği tarihten sonra bazı eski hükümlü arkadaşları ile Bilecikte bulunan bir arkadaşına yazdığı cezaevi idaresi tarafından ele geçirilen ve yerine ulaşmayan mektuplarında ismini vermediği bazı şahıslara, daha önce öldürülen Oğuz Kef'in öldürülmesine karşılık verilmesi isteğini dile getirdiği suçun işlenmesinden sonra da bunu övücü ifadeler kullandığı, anlaşılmakta ise de; sanığın Burhaniye Cezaevinde sanık Ahmet Yağcı ve Oğuz Kef isimli şahısların yakın çevresi tarafından ziyaret edilmemesi, ziyaretçilerinin sadece eşi ve olayla ilgisi bulunmayan bir arkadaşından ibaret olması, öldürme fiilini gerçekleştiren Ahmet Yağcının da aralarında öldürme hususunun konuşulduğuna dair beyan ve açıklamalarının olmaması, sanığın savunmasında mektupları olaydan sonra Kef ailesinden yardım görürüm düşüncesi ile hayali olarak yazdığını söylemesi, mevcut verilerle de sanık İsmail'in adam öldürme suçuna feri olarak iştirak etme kastının bulunduğunun açıklığa kavuşturulamaması nedeniyle delillerin sanık lehine takdiri ile beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanıklar vekillerinin temyizi ile sanıklardan Ahmet Yağcı hakkında duruşmalı ve adam öldürmek suçundan resen temyize tabi hükmün sanık Olcay Kıraş bakımından tebliğnamedeki düşünce gibi sanık İsmail Cirik bakımından ise kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma kararının mahiyetine göre sanıklar Olcay Kıraş ve İsmail Cirik'in tahliyelerine başka suçtan tutuklu ve hükümlü değillerse bihakkın tahliyeleri hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 05.05.2003 günü sanıklardan Olcay Kıraş bakımından oyçokluğu, sanık İsmail Cirik bakımından ise oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Toplanan delillere, oluşa ve takdire göre sanık Olcay hakkındaki hükmün onanması oyundayız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy