(765 S. K. m. 10, 448, 456)
Dava: Hüseyin 'yı kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık Hilmi 'ın yapılan yargılanması sonunda: TCK.nun 10 ve 4616 Sayılı Kanunun 1/4.maddesi gereğince hakkında açılan kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin ( B )İKİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2002 gün ve 107/181 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi müdahil tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: karardaki açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Yasal yetkisi bulunmadığından müdahil vekilinin duruşma isteminin reddine,
Sanığın mağdur-müdahili 7 bıçak yarası ile yaraladığı, bunlardan 5 adedinin yüzeysel vasıfta bulunmakla birlikte duruşmada dinlenen adli tabibin göğüs ve batındaki yaralar üzerinde durup göğse tüp takıldığından ve batında da hematom tespit edildiğinden söz ederek mağdurun yara ayırımı yapmadan hayati tehlike geçirip 45 gün işine mani olacak şekilde yaralandığı mütalaasında bulunduğu, Almanya'da düzenlenen hazırlık evrakında da sol göğüs kafesindeki derin bıçak yarasından daha derin olup böbreğin sol tarafında bulunan karındaki bıçak yarasının yazılı bulunduğu gözetilerek mağdura ait tedavi evrakı ve raporlar Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek ilgili ihtisas kurulundan bıçak yaralarının herbirinin yerleri, vücuda ve iç organlara nüfuz dereceleri, hasıl ettiği lezyonlar ile mutad iştigale engel olma süreleri ve hayati tehlike tevlid edip etmedikleri hususunda ayrıntıları içeren rapor alındıktan sonra yerleşik uygulamalara göre hayati tehlike tevlid eden yaranın birden ziyade olması takdirinde bunun öldürme kastının mevcudiyetine delalet edeceği vasıflı yararın bir adetten ibaret olması halinde ve bunun da emsaline göre daha vahim mahiyette bulunmaması kaydıyla yaralama kastına delalet edeceği dikkate alınarak suç vasfının tayini gerekirken,suça vasıf vermenin vesair indirme ve artırma sebeplerinin Türk Kanunlarına göre yapılacağı, suçun işlendiği yabancı ülke kanununun sonuç ceza miktarının tayini sırasında dikkate alınacağı hususu gözardı edilip yazılı şekilde eksik araştırma ve TCK.nun 10/a maddesini yanlış yorumlama suretiyle suç vasfının yaralama olarak tayin edilip kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy