(2863 S. K. m. 4, 5, 23, 25, 64, 67, 70) (765 S. K. m. 59, 72) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanık Özbay Tokat'ın yapılan yargılaması sonunda, 2863 Sayılı Yasanın 4. maddesi delaletiyle 67, TCK. nun 59/2, 72. ve 647 Sayılı Yasanın 4. ve 6. maddeleri gereğince 7.750.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2002 gün ve 1999/100 Esas, 2002/22 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 11.6.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin soruşturmanın eksik yapıldığına ve suçun faili olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 2863 Sayılı Yasanın 25. maddesi; 4. madde uyarınca Bakanlığa bildirilen ve 23. maddede belirtilen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür. Tasnif, incelenen taşınır kültür ve tabiat varlığının korunması gerekli olup olmadığının belirlenmesidir. Bu tasnif sonucunda korunması gerekli görülenlerin belge ve envanter listeleri düzenlenmek suretiyle tescili yapılır ve bunların birer nüshası müze dosyalarında muhafaza edilir. Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler usulüne uygun bir biçimde ve 64. maddede yazılı koşullar uyarınca müzelere alınırlar. Müzelere alınmasına gerek bulunmayanlar ise yukarıda açıklanan belgelerle sahiplerine iade olunurlar.
Bu itibarla; bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de müzelerde korunması gerekli değer taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 Sayılı Yasa kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır.
Dosya içerisinde mevcut üçlü bilirkişi raporunda ise sanıkta ele geçirilen bir kısım eserlerin 2863 Sayılı Yasanın 23/a maddesi kapsamında kültür varlığı olduğu ancak tasnif ve tescil dışı, etütlük eser olarak korunması gereken kültür varlığı olduğu belirtilmiştir. Bu belirtmenin kendi içinde çelişkili olduğu gözetilerek, öncelikle suça konu taşınır kültür varlığı üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıklarının kesin olarak saptanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumu ve taşınır kültür varlığının akıbeti hakkında karar verilmesi gerekirken çelişkili rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 2863 Sayılı Yasanın 4. maddesinde haber verme zorunluluğu başlığı altında, taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarını bulanların malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin en geç üç gün içinde bu durumu ilgili mercilere bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiş, buna aykırı hareket edenlerin ceza yaptırımı 67. maddede yer almıştır. Görüldüğü üzere 4. madde kültür varlığını yasa dışı yollardan elde ederek bulunduranlarla ilgili değildir. Kısaca var olduğu bilinmeyen bir kültür varlığının bulunması, bilinmesi veya yeni haberdar olunması halleri bu madde kapsamındadır. Korunması gerekli taşınır kültür varlığını başkalarından satın alan kişilerin amaçlarına göre ilgili mercilere haber vermeleri beklenemez. Bu varlıkları satın alarak bulunduranların eylemleri aynı yasanın 5. maddesine göre Devlet Malı sayılan, korunması gerekli taşınır kültür varlıklarını 24. maddeye aykırı olarak ellerinde bulundurma olup ceza yaptırımı 70. maddede yer almaktadır. Bu hususlar dikkate alınarak, ticaretini yaptığına dair yeterli delil elde edilemeyen sanığın 24. maddesi yollamasıyla 70. maddesi uyarınca tecziyesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy