(765 S. K. m. 503, 522) (647 S. K. m. 6) (YCGK. 03.03.1998 T . 1998/6-8 E. 1998/69)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Ahmet Sanıtürk'ün yapılan yargılanması sonunda: TCK'nun 503/1, 522 ve 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 23.380.500.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 25.3.2002 gün ve 2001/274 Esas, 2002/365 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı, sanık vekili ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 4.6.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-) Sanığın İbrahim Güngör İnşaat Limited Şirketini temsil ve ilzama yetkili ortakları tarafından çek keşide etmeye haricen yetkili kılındığının şirket adına keşide ettiği 1999 ve 2000 yıllarında toplam on beş adet çek bedellerinin şirket hesabından ilgili lehtarlara ödendiğinin Sümerbank Çarşı Şubesi müdürlüğünün 7.2.2001 gün ve 1633 sayılı yazısından anlaşılması ve katılan şirket yönetim kurulu başkanı Hüdaverdi Türkeli ile Çimeniş Anonim şirketinin satış temsilcisi tanık Demir Türk'ün adı geçen şirket ile 1998 yılından beri mal alış verişinde bulunduklarını ve sanığın şirketin paydaşı olarak bildiklerini hatta piyasada da bu şekilde bilindiğini belirtmeleri karşısında; dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının ne suretle gerçekleştiği karar yerinde açıklanmadan ve sanığın savunmasında belirtildiği gibi suça konu altı adet çeki katılan Çimeniş Anonim Şirketinden önceden alınan çimento ve hazır beton karşılığında doğan ve açık hesapta kayıtlı şirket borcuna karşılık düzenleyip düzenlemediği hususları da araştırılarak, önceden doğan borç karşılığında keşide edildiğinin anlaşılması halinde, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmadığından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, şayet söz konusu çeklerde aldatıcılık yeteneğinin bulunması halinde eylemin sahte belge düzenlemek suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı gerekçeyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-) Kabule göre de;
a) TCK'nun 522/1. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu ağır para cezasının noksan tayini,
b-) Kamu davasına usulen müracaatla katılan sıfatını kazanan ve kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi,
c-) Sanığın nüfus kaydındaki soy ismine uygun düşmeyen sabıka bildirimi esas alınarak hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, C.Savcısı, sanık vekili ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy