(765 S. K. m. 33, 448, 450) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Cemal'i taammüden öldürmekten sanık Ali'nin yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin ( C )Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.09.2002 gün ve 57/143 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş, sanık vekili süresinden sonra duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sanık müdafiinin süresinden sonra yaptığı duruşma talebinin reddine,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin eksik incelemeye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1 )Öldürmenin taammüden işlendiğinin kabul edilebilmesi için failin öldürme kararı ve icrası sırasında soğukkanlılıkla hareket etmesi, karar ile eylem arasında hareketinin kötülüğünü anlayarak vazgeçebilmesine imkan vermeye yetecek bir süre geçmesine rağmen vazgeçmeyerek kararında ısrar ve sebat ederek tasavvur ettiği eylemi gerçekleştirmesi gerekmektedir,
Dava konusu olayda sanığın öldürme kararını olaydan ne kadar süre önce verdiği belli olmayıp mevcut deliller vazgeçme için yeterli bir sürenin geçtiğini kabule elverişli olmadığından taammüt unsuru sabit olmadığının düşünülmeyerek sanığın olay öncesinde tabancasının namlusuna fişek sürüp, arkasından yaklaştığı maktülün yakın mesafeden kafasını hedef alıp müteaddit el ateş ederek öldürmesiyle açığa çıkan suç kastındaki yoğunluk gözetilerek temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle sanığın TCK.nun 448.maddesi ile tecziyesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde suç vasfının belirlenmesinde hata edilmesi,
2 )TCK.nun 33.maddesinin uygulanmasında TMK.nun 471.maddesinin nazara alınmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA27.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy