(765 S. K. m. 49, 51, 55, 448)
Dava: M. A.'ı öldürmekten sanık T. G.'ün yapılan yargılanması sonunda, TCK.nun 49 uncu maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, diğer sanıklar M. G. ile H. G.'ün üzerlerine atılı müsnet suçtan beraatlerine ilişkin (Isparta) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2001 gün ve 36/155 sayılı hüküm Dairemizin 21.01.2003 gün ve 2893/11 sayılı kararıyla bozulması üzerine direnmeye ilişkin aynı mahkemeden verilen 22.04.2003 gün ve 54/70 sayılı hüküm Ceza Genel Kurulun'ca direnme hükmünün yerinde olduğuna, esasa ilişkin incelemenin özel Dairece yapılmasına karar verilmekle, dosya C. Başsavcılığından tebliğnameyle Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan bozma öncesi verilen hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulması yok hükmünde sayılmış inceleme dışı bırakılmıştır.
2- Sanıklar M. ve H. G. hakkında kurulan hükümlerle ilgili incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan müdahiller vekilinin sübuta yöneltilen, takdire ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar M. ve H. G. hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
3- Sanık T. G. hakkında kurulan hükümle ilgili incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş ise de;
a) Dinlenen tanıkların iki farklı grupta oluştuğu ve taraflarca da silahlı çatışmayı karşı tarafın başlattığı iddia edilen olayda; maddi bulgular, olay yeri tutanakları, otopsi raporuyla sanık T.'a ait raporlar nazara alındığında maktül M.'nın tabancayla, sanık T.'un otomatik av tüfeğiyle birbirlerine yönelik ikişer atış yapmış olmaları, maktül M.'nın göğüs ve kafasından iki, sanık T.'nun da karnından bir adet öldürücü nitelikte yaralanmaları dikkate alındığında Ceza Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında açıkça kabul edildiği üzere; karşılıklı olarak silahların kullanıldığı ve ilk atışı hangi tarafın yaptığının kesinlikle saptanamadığı hallerde yasal savunmadan bahsedilemeyeceği cihetle sanık T.'un ağır tahrik etkisiyle adam öldürdüğünün kabulü ile TCK.nun 448, 51/2, 55/3 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde iki isabet alan maktül M.'nın göğsündeki yaranın varlığı ve bunun ilk atışla olması ihtimali gözardı edilerek önce kafasından yaralandığı ve bu yarayı alan kişinin de daha sonra bilinçli şekilde atış yapamayacağı gerekçesiyle silahlı çatışmada ilk atışı maktülün yaptığı kabul edilerek suçun yasal savunma şartları altında işlendiğinden bahisle sanığa ceza verilmemesi,
b) Kabule göre de TCK.nun 49 uncu maddesi uygulamasında "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesiyle yetinilmeyip ayrıca beraatine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık T. hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 14.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy