(765 S. K. m. 62, 448, 456) (5237 S. K. m. 35, 36, 81, 86, 87, 88, 89)
Dava: K'yı kasten öldürmeye eksik derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık M., K'yı bıçakla yaralamaktan sanık M.S'nin yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin ( RİZE )Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 11.07.2003 gün ve 102/199 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- a )Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık M. yönünden suç niteliği tayin, tahrik ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin sanık M. yönünden sübuta, TCK'nun 466. maddesinin uygulanması gerektiğine, silah suçunda teşdide, 647 Sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerinin varlığına, sanık M. yönünden sübuta, kabule göre tahrikin derecesine, TCK'nun 457/1. maddesinin uygulama yeri olmadığına, 647 Sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık M. hakkındaki mahkumiyet hükmü ile sanık M, hakkındaki yasak silah taşıma suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b )Sanık M'nin mağdur K'ya karşı eyleminde;
Dosya kapsamına, sanık ve tanık beyanlarına göre, sanık M'nin; mağdur Kadir ile yaptığı münakaşa ortamında ruhsatsız tabancasını çekip önce bir kez atış yaptığı, kurşunun mağdurun ceketinin sağ omzundan vücuda değmeksizin geçtiği, bunu takiben ikinci atışı mağdurun bacaklarına doğru yaptığı, kurşunun ise yere geldiği, bundan sonra mağdurun yanına gelip tabanca kabzası ile kafasına vurduğu olayda, sanık M'nin tekrar ateş etme imkanı var iken bunu yapmadığı, diğer sanık Mevlüt'ün gelip bıçakla mağduru kulağından yaraladığı ve sanıkların birlikte kaçtıkları gözetildiğinde sanık M'nin tüm hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi durumunda öldürme kastının bulunmadığı anlaşılmış, suç vasfının silahla yaralama olarak kabulü ile TCK'nun 456/4, 62, 457/1 51/1. ve 59. maddeleriyle tecziyesi yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanık M. müdafiinin bu hususa yönelen temyiz itirazı yerinde görülerek hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy