(765 S. K. m. 59, 64, 65, 450)
Dava: Ramazan Demir'i taammüden öldürmekten sanıklar Abdullah Demir ile Ali Özkan, işbu suça sanıkları azmettirmektan sanık Mustafa Demir'in yapılan yargılanmaları sonunda, Hükümlülüklerine ilişkin Antalya İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2002 gün ve 66/616 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Abdullah Demir ile Ali Özkan taraflarından da istenilmiş, sanık Abdullah Demir duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafi göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- a) Aynı zamanda maktülün öldürülmesi suçuna iştirakten de yargılanmakta olan Zeynep Demir'in, olay tarihinde maktülün resmi nikahlı eşi olduğu, buna dayalı olarak da 20.3.2001 tarihli dilekçe ile kendisi dışındaki sanıklara karşı davaya müdahil olmak istediği görülmekle, bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması, temyiz edenlerin sıfatı nazara alınarak,
b) Sanıklar Mustafa, Ali ve Abdullah haklarında tayin edilen cezalardan, TCK nun 59. maddesi ile indirim yapılırken, 4771 Sayılı Kanun'un 1-A-a madde ve bentleri gereğince müebbet ağır hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanıklar haklarında eksik ceza tayin edilmiş olması,
c) Kendisini vekille temsil ettirmiş olan müdahil vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
d) Sanıklar Abdullah ve Mustafa haklarında tekerrür uygulaması yapılırken, yanlış bilgilere göre düzenlenmiş sabıkasızlık kayıtlarına itibar edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
2- a) Toplanan deliller karar yerinde, incelenip, sanıklar Mustafa, Ali ve Abdullah'ın maktülü taammüden öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiriler ve bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mustafa hakkındaki res'en temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b) Sanıklar Ali ve Abdullah haklarında öldürme suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
aa) Karar gerekçesinde her iki sanığın da, sanık Mustafa'nın azmettirmesi sonucu maktülü öldürdükleri kabul edilmekle birlikte, sanıkların bu kabule uygun düşmeyecek biçimde TCK nun 64/2, 450/4 maddeleriyle cezalandırılmalarına karar verilerek hükmün teşvişi,
bb) Sanık Mustafa'nın her iki sanığı, abisi olan maktülün öldürülmesi konusunda azmettirdiği, bunun üzerine sanıklar Abdullah ve Ali'nin maktülü takip edip, olayı planladıkları, olay günü de birlikte olay yerine gittikleri, sanık Ali'nin tabanca ile ateş ederek maktülü öldürdüğü, sanık Abdullah'ın da baştan itibaren Ali'nin yanında bulunarak, ona cesaret verdiği, olay öncesi ve sonrası yardım ve müzaharette bulunduğu tüm dosya kapsamına uygun olarak yerel mahkemece de kabul edildiğine göre, maktüle ateş etmediği konusunda bir ihtilaf bulunmayan sanık Abdullah'ın taammüden adam öldürme suçuna fer'an iştirak ettiğinin kabulü ile TCK nun 450/4, 65/3, 59. maddeleriyle cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde tecziyesine karar verilmesi,
cc) Sanık Ali'nin sabıka kaydında yer alan hükümlülüğe ait cezanın suç tarihinden sonra infaz edildiği gözetilmeden, sanığın cezasında uygulama yeri bulunmadığı halde TCK nun 81. maddesi ile artırım yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Abdullah ve Ali müdafiilerinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmekle, her iki sanık hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına, sonuç cezalar bakımından CMUK nun 326/son maddesindeki kazanılmış hakka riayet koşuluyla BOZULMASINA, 08.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy