(765 S. K. m. 2/2, 49, 62, 448, 456) (647 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 7, 24, 25, 35, 36, 81, 86, 87, 88, 89 )
Dava: A'yı silahla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık E., E.C'yi yaralamaktan sanıklar F. ile H'nin yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve diğer sanık Ü'nün üzerine atılı müsnet suçtan beraatına ilişkin ( VEZİRKÖPRÜ ) Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.03.2003 gün ve 62/35 sayılı hükmün YARGITAY'ca incelenmesi sanık E. müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık E'nin suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde izinsiz tabanca taşıma suçunun niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Ü'nün üzerine atılı suçtan elde edilen delillerin mahkumiyete yeterli nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahil sanık E'nin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Ü'nün beraatına dair hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Mağdur müdahil sanık E. ile sanıklar H. ve F. hakkındaki hükümlerin incelenmesinde:
Mağdur müdahil A'nın, mağdur müdahil sanık E'ye hakareti üzerine E'nin ruhsatsız tabancasını çekerek etkili mesafeden Nya yönelterek yaptığı atış sonucu onu sağ omuz arkasından cildi sıyıracak şekilde yaralamasını müteakip, olay yerinde bulunan A'nın kızı sanık H. ile yengesi sanık F'nin E'nin üzerine atılarak boğuşma sonucu elinden tabancasını zorla aldıkları, bu boğuşma ve mücadele esnasında tabancasının iki kere daha patladığının mevcut delillerden anlaşılmasına, oluşun mahkemece de bu şekilde gelişip sonuçlandığının kabul edilmesine göre;
a ) Olayda kullanılan silahın cinsi, etkili ateş mesafesi, atışın bir kere dahi vuku bulmasının hedef alınan bölge de gözetilerek sanığın yaşama yönelik kastını aşikar kılması, rastlantı ve şans eseri merminin cildi sıyırmaktan ibaret yara meydana getirmesinin oluşan bu kastı bertaraf edemeyeceği, esasen hemen üzerine atılan diğer sanıklarca tabancanın elinden zorla alınmış olması dikkate alınarak sanık E'nin TCK'nun 448, 62 ve 51/1. maddeleri ile tecziyesi gerekirken, geçerli olmayan bazı düşüncelerle suça yaralama vasfı verilmesi,
b ) Yakınları olan A'nın yaralandığını gören sanıklar H. ve F'nin, muhtemel müteakip atışlara mani olmak için E'nin üzerine atılıp, boğuşma sonucu elinden tabancasını almalarının ve bu mücadelenin doğal gereği olarak ona müessir fiilde bulunmalarının meşru müdafaa ortamı dahilinde vuku bulduğunun kabulü ile haklarında TCK'nun 49/2. maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına ve beraatlarına hükmedilmesi gerekirken yazılı şeklide mahkumiyetlerine karar verilmesi,
c ) A'nın omzundan çıkarılan emanetteki mermi çekirdeğinin zoralımı yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
I ) Kendisini vekille temsil ettiren müdahil sanık E. lehine vekalet ücretine karar verilmemesi,
II ) 647 Sayılı Kanunun 5. maddesinde değişiklik yapan 4786 Sayılı Kanunun suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği halde TCK'nun 2/2. maddesi hükmü gözetilmeden para cezalarının zamanında ödenmeyen ve muacceliyet kazanan taksitleri sebebiyle gecikme zammı alınmasına hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil A. ile müdahil sanık E. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan, sanıklar E., H. ve F. haklarındaki hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy