(765 S. K. m. 51/2, 448) (5237 S. K. m. 29, 81) (647 S. K. m. 5) (6183 S. K. m. 51) (5083 S. K. m. 2)
Dava: Kemal Karakoç'u kasten öldürmekten, Erkan Karakoç'u yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Mahmut Karakoyun'un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (MERSİN) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.5.2004 gün ve 16/157 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten adam öldürmekten, silahla etkili eylemde bulunmak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, tahrikin derecesine yönelik bozma nedeni ayrık olmak üzere cezayı azaltıcı nedenlerin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik soruşturmaya, kanıtların yanlış değerlendirildiğine, meşru savunma koşullarının oluştuğuna ilişen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1- Konuk olarak bulundukları evde birlikte alkol aldıkları sırada maktul Kemal'in, sanığın telefonla görüştüğü arkadaşlarına alkolün etkisiyle hakaret ettiği, bu nedenle çıkan tartışma ve ortamın bozulması üzerine evine gitmek için dışarı çıkan sanığın bulundurma ruhsatlı tabancasıyla havaya iki el ateş ettiği, bu sırada sanığın yanına elinde bıçakla gelen maktülün sözlü ve fiili sataşması üzerine sanığın kendisini hedef alan atışı sonucunda öldürüldüğü, tanık anlatımlarından, maktülün düştüğü yerde bıçağın elde edilmesinden, bu kanıtlarla uygunluk gösteren ve karşıtı kanıtlanamayan savunmadan anlaşılmakla, maktülün sanığın telefonda konuştuğu arkadaşlarına gereksiz yere hakaret etmesi ve evine gitmek için dışarı çıktığında arkasından gelerek bıçakla üzerine yürümesi gibi haksız hareketlerinin etkisinde eylemin gerçekleştirildiği dikkate alınarak cezasından ağır tahrik hükümlerine göre yukarı sınıra ulaşmayan adil bir oranda indirim yapılması gerekirken basit tahrik hükmünün uygulanarak fazla ceza tayini;
2- Karardan sonra yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasanın 22. maddesiyle 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen hüküm uyarınca, 1 Yeni Türk Lirasının ( 1.000.000.- Liranın ) altında kalan miktarlar alınmayacağından sanık hakkında:
a ) 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçu ile yaralama suçlarından tayin olunan ağır para cezalarının yeniden hesaplanması lüzumu,
3- 647 sayılı Yasanın, 4786 sayılı yasayla değişik 5. maddesi uyarınca, para cezalarının ödenmemesi durumunda, 6183 sayılı yasanın 51. maddesi gereğince uygulanacak gecikme zammının kararda gösterilmemesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirip, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan adam öldürme suçu yönünden re'sen temyize tâbi bulunan kararın, tahrikin derecesine ilişen bozma nedenin ilişkin üyeler Ramazan Yaman Taşan ile Şerafettin İste'nin karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla, diğer bozma nedenleri yönünden oybirliği ile , tebliğnamedeki düşüncenin aksine BOZULMASINA, 11.5.2005 gününde karar verildi.
KARŞI OY :
Mahkemenin delillerden ve duruşmadan edindiği kanaatle, basit tahrik hükmünün uygulamasında isabetsizlik görmediğimizden tahrikin derecesinin ağır olduğunu kabul eden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy