(765 S. K. m. 19, 40, 71, 72, 301, 522)
Dava: Dolandırıcılık ve 1475 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından sanık İlhami Demir'in yapılan yargılaması sonunda, TCK'nun 503/1 (otuz bir defa), 19, 522/1, 71, 72, 40 ve 1475 Sayılı Yasanın 85. maddesi delaletiyle aynı yasanın 105. maddeleri gereğince 1 yıl 124 ay hapis ve 2.533.098.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 28.01.2004 gün ve 2002/855 Esas, 2004/107 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 06.04.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın Şirket kurmadığı halde kurmuş gibi Başarı Ajans adı altında Sanayi Ticaret Limited Şirketi ünvanlı içinde sekreterlerin de çalıştığı iş yeri açtığı, yönetim kurulu başkanı sıfatıyla kartvizit bastırdığı, Başarı Ajans adıyla işçi aradıklarından bahisle gazetelere ilan verdiği, ilan üzerine başvuran yakınanlardan müracaat formu, sabıkasızlık belgesi fotoğraf vs. belgeleri alarak onları iş temin edeceğine inandırarak çeşitli miktarlarda para tahsil ettiği, sanığın bu fiillerinin dolandırıcılık suçunun hile ve desise unsurunu oluşturduğu anlaşılmakla tebliğnamenin 1 numaralı bendindeki dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağına ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, şikayetçiler Orhan Yaylacı ve Ahmet Güler'e yönelik dolandırıcılık suçlarına konu haksız yararların 300 ve 320 milyon lira olan değerlerinin günün ekonomik koşullarına, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamaya göre hafif yerine pek hafif kabulü sonucu eksik ceza tayini isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık vekilinin dolandırıcılık suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın dolandırıcılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına eylemin 1475 Sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğuna ve fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık vekilinin 1475 Sayılı Yasaya Muhalefet suçuna yönelik temyiz itirazlarına gelince:
İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmeleri ve çeşitli işler için uygun işçiler bulunmasına aracılık görevi, Türkiye İş Kurumu ve bu hususta izin verilen özel istihdam bürolarınca yerine getirildiğinden izinsiz olarak özel büro açıp gazetelere iş bulma konusunda ilan vererek, müracaat eden şikayetçilere iş bulunacağını vaat edip kazanç sağlayan sanığın eylemi için, 10.06.2003 gün ve 25134 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4857 Sayılı İş Yasasının 106. maddesinde idari para cezası öngörüldüğünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy