(765 S. K. m. 102, 104, 450) (1412 S. K. m. 257, 326)
Dava: Müstakil faili belli olmayacak şekilde Esat Maraz'ı kasten birlikte, Cemal Maraz'ı da müstakil faili belli olmayacak şekilde kasten öldürmekten sanıklar Dursun Durak, Osman Durak, Hüseyin Karakurt, İsmail Akduman, Mahir Portakal'ı kasten birlikte öldürmekten adı geçen sanık İsmail Akduman, işbu öldürme suçlarına sanıkları azmettirmekten, Nuri Göktaş'ı silahla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Celal Şahin, diğer suçlara fer'i fail şekilde katılmaktan adları geçen sanıklar Dursun Durak, Osman Durak, Hüseyin Karakurt'un yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine, adları geçen sanıklar Dursun Durak, Osman Durak, Hüseyin Karakurt, İsmail Akduman haklarında diğer suçlardan açılan kamu davalarının TCY.nın 102 ve 104. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına ilişkin Çorum Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2003 gün ve 2/97 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosya kapsamına; sanık Celal ile kendi safında yer alan sanıklar Dursun Durak, Osman Durak ve karşı safta yer alan mağdur Nuri Göktaş, sanık Hasan Sargın ile tanıklar Fatma Akduman, Sinan Maraz ve İsmail Karakurt'un beyanları ile öldürmelerin gerçekleştiği olay yerinde sanık Celal'in de bulunduğu ve maktül Cemal'in kardeşi olan köy ihtiyar heyeti azası Şükrü Maraz'ın oğluna atfen ben gelene kadar Şükrü Maraz'ın oğlunu yaşatmayın şeklindeki sözü ve maktüllerin içinde yer aldığı otoyu hedef göstermesi üzerine kendi safında yer alan sanıkların açtıkları ateşler sonucu maktüllerin vurulup öldükleri olayda; mahkemenin Celal'in eylemi yönünden zahiri alemde gerçekleşen sonucu gözeterek diğer sanıkları adam öldürmeye teşvik ve tahrik ettiği yolunda delilleri takdir ve tartışmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin; maktüller Cemal ve Mahir yönlerinden ne şekilde azmettirme olduğunun tartışılmadığına yönelen (2) nolu düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2- a) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Dursun, Hüseyin, İsmail, Osman ve Celal'in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Celal dışında suç nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul, kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Dursun, Hüseyin, İsmail ve Osman müdafilerinin eylemlerde 4616 Sayılı Yasa ile yapılması gereken indirimlerin kararda gösterilmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Dursun, Hüseyin ve İsmail hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b) Sanık Osman yönünden:
Sanığın, bozma öncesi 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası aldığı ve aleyhe temyiz de bulunmadığı nedenle hakkında, cezasının miktarı ve nevi yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilmeyerek CYUY.nun 326. maddesine aykırı bir şekilde 18 yıl 24 ay ağır hapis cezasına hükmolunması,
c) Sanık Celal Yönünden:
Sanık hakkında maktül Mahir'i öldürmekten, hem beraat ve hem de mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle teşviş yaratılarak CYUY.nın 257. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanıklar Orhan ve Celal müdafilerinin temyizi nedeniyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy