(765 S. K. m. 450/3) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Tayyip Yetkin'i taammüden birlikte öldürmekten sanıklar Hasan Turan ile Güler Turan'ın yapılan yargılanmaları sonunda:Hükümlülüklerine ilişkin ( BİTLİS ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2004 gün ve 144/175 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar tarafından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, Cumhuriyet Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Sanık Güler'in süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemi reddedilmiştir.
2-Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre; sanıklar Güler ve Hasan hakkındaki hükümlere hasren yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Güler'in suçunun sübutunda isabetsizlik bulunmadığından, sanık Güler'in sübuta yönelen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a )Sanık hakkında 765 Sayılı TCK'nun 64/1,450/3,51/2,59 maddelerinin uygulanması ile kurulan hükümle belirlenen cezaya göre, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK uyarınca kurulacak hükümde daha az ceza takdir ve tayin olunması ihtimalinin varlığı karşısında, öldürme suçundaki sair uygulamalar yönünden,5237 Sayılı TCK nun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b )Sanık Hasan hakkında kurulan hükümle ilgili olarak; sanık Güler'in daha önce ölmüş eşinin ağabeyi olduğu anlaşılan sanık Hasan'ın, maktülün öldürülmesi eylemine katıldığına ilişkin olarak kendisi de sanık olan Güler'in başka delillerle desteklenmeyen iddialarından başka delil bulunmadığı, sanık Güler ile sanık Hasan arasında, Güler'in ölen eşinden kalan malların paylaşımı konusunda ihtilaf olduğu, bu ihtilaf sebebiyle dargınlık yaşandığı, hatta Güler'in kayınbiraderleri hakkında icra takibine dahi yeltendiği, ancak daha sonra vazgeçtiği, bununla birlikte Güler'in mahkemece de kabul edildiği gibi maktül tarafından rahatsız edildiği, sanık Güler'in buna benzer bir olayı 2001 yılında Güroymak İlçesi'nde hakimlik yapmakta olan Ataman İşcan ile de yaşadığı, ancak bu sorunu kayınbiraderleri ile değil kendi kardeşleri ve yeğenleriyle çözme yoluna gittiği, öyle ki, bu olaydan bitişik evlerde oturan kayınbiraderlerinin hiçbir şekilde haberlerinin olmadığı, bu sebeple mahkemenin kabul ettiği şekilde, yörenin özellikleri gereğince dul kalan kadının namusuyla ilgili problemlere ölen eşinin akrabasının müdahale edeceği varsayımından hareket edilemeyeceği, bununla birlikte sanık Güler'in kendisiyle birlikte suç işlemiş olan diğer bir sanığı korumak için aralarında ihtilaf bulunan sanık Hasan'a atf-ı cürümde bulunabileceği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceği, tüm dosya ve deliller kapsamından anlaşılmakla, hakkında mahkumiyete yeterli ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanık Hasan'ın beraatı yerine, sanık Güler'in atf-ı cürüm niteliğindeki beyanlarına itibar edilmek suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Hasan müdafiinin temyiz dilekçelerindeki ve duruşmalı incelemedeki temyiz itirazları ile sanık Güler'in sair temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, res'en de temyize tabi olan hükümlerden, sanık Hasan hakkındaki hükmün belirtilen nedenle, sanık Güler hakkındaki hükmün de sair cihetleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, bozma kararının kapsamına göre sanık Hasan'ın BİHAKKIN TAHLİYESİNE, tahliyesinin telle temininin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy