(765 S. K. m. 65, 73, 76, 79) (5083 S. K. m. 2) (YCGK. 07.05.2002 T. 2002/4-116 E. 2002/245 K.)
Dava: Gasp suçunu kolaylaştırmak maksadıyla Osman Gülcanan'ı öldürmekten sanık Muhterem Topçu, iş bu ölümle biten kavgaya fer'i fail şekilde katılmaktan sanıklar Mehmet Hilmi Kaplan, Nihat Yemez, Aytuğ Kuran ve yine iş bu ölümle biten kavgada suç eşyasını gizlemekten ve de bilerek satın almaktan sanıklar Esat Keskin ile Mehmet Aslan'ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanık Muhterem Topçu'nun 6 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis, Mehmet Hilmi Kaplan ile Nihat Yemez'in 5 yıl 1 ay 25 gün ağır hapis, Esat Keskin ile Mehmet Aslan'ın da 3 yıl hapis cezasıyla hükümlülüklerine, sanıklar Mehmet Hilmi, Nihat ve Aytuğ Kıran'ın adan öldürmek suçlarından beraatlerine ilişkin Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2005 gün ve 67/114 sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanık Muhterem Topçu ile müdahiller taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı ve arttırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar Mehmet Hilmi, Aytuğ ve Nihat'ın adam öldürme suçu yönünden yeterli delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmiş,incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mehmet Ayhan müdafiinin sübuta, takdiren teşdiden arttırılmanın yerinde olmadığına ilişen,sanıklar Muhterem ve Mehmet Hilmi müdafiilerinin bir sebebe dayanmayan, müdahiller vekilinin sübuta, vasfa, TCK'nun 65/3. maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
5335 Sayılı Kanunun 22. maddesiyle 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen ve 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasa uyarınca 1 YTL. (1.000.000 TL) nin altında kalan tutarlar dikkate alınmayacağından sanıklar Esat Keskin ve Mehmet Aslan haklarında hırsızlık malını bilerek satın almak ve saklamak suçundan verilen toplam 136.890.000.lira ağır para cezasının 136.000.000.liraya indirilerek CMUK'nun 322. maddesi gereğince Düzeltilen sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar Esat ve Mehmet Aslan'ın cürüm eşyasını satın almak ve saklamak suçları ile sanıklar Mehmet Hilmi, Nihat ve Aytuğ'un adam öldürmek, sanıklar Mehmet Hilmi ve Nihat'ın gasp suçlarından verilen hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık Muhterem'in adam öldürmek, gasp ve hırsızlık suçlarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a- Sanık Muhterem'in gasp suçunu hazırlamak ve kolaylaştırmak için önce maktule ateş edip onu öldürdüğü, bilahare kamyonda yüklü bulunan sigaraları gasp ettikten sonra aynı zaman ve nedenle maktulün cebindeki para ve cep telefonunu aldığının anlaşıldığına göre TCK'nun 79. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren gasp suçu ile yetinilmesi gerekirken ayrıca hırsızlık suçundan da hüküm kurulması,
b- Yüksek Ceza Genel Kurulunun 2002/4-116 Esas ve 07.05.2002 tarihli kararında belirtildiği gibi ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında yönetmeliğin 2. maddesinin (n) bendinde yapılan değişiklik dikkate alınarak görevli polis olan sanık Muhterem'e ait olup, suçta kullanılan zati demirbaş tabancanın zoralımı yerine Emniyet Genel Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi,
c- Takdir edilen maktu vekalet ücretinin müdahil asıllar yerine vekilleri lehine hükmedilmesi,
d- Kabul ve uygulamaya göre;
TCK'nun 73. ve 76. maddeleri gereğince sanığın müebbet ağır hapis cezası ile gasp ve hırsızlık suçlarından verilen cezaların içtimaında ayrı ayrı hücre cezası tayini gerekirken tek kalemle 6 ay hücre cezasına hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Muhterem ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 31.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy