(765 S. K. m. 2, 73, 77, 82, 450, 495, 498, 522) (1412 S. K. m. 343, 402) (647 S. K. m. 19, ek m. 2) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla adam öldürme ve yağma suçlarından dolayı Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2002 gün ve 1996/42-186 sayılı ek kararıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 450/9, 495/1, 498, 522, 82/2. maddeleri uyarınca 3 yıl geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlü Celal Atalay'ın işbu cezasının infazı sırasında 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümler içerdiğinden bahisle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 402. maddeleri uyarınca infazının durdurulması talebinin incelenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un lehe bir hüküm getirmediği, ancak sonradan yürürlüğe giren 5218 sayılı Kanun'la ölüm cezası yerine ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası getirildiği ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19. maddesindeki sürenin 25 yıl olarak belirlenmesi ve aynı Kanun'un Ek-2. madde sekizinci fıkrası hükmünün yürürlükten kaldırılması karşısında, ayda 6 günlük indirimden de yararlanacağı ve buna göre yatacağı sürenin 20 yıl olduğu, bu ceza üzerinden de 4616 sayılı Kanun'un 1/2 maddesi gereğince 10 yıl indirilmesi suretiyle tahliyesine dair aynı Mahkemenin 12.11.2004 gün ve 2004/727 müteferrik sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2004 gün ve 2004/383 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.03.2005 tarih ve 2005/394-364 sayılı ilamında da belirtildiği üzere ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası hükümlüsünün cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 5218 sayılı Kanun'la değişik 19/1. maddesi gereğince 25 yıl üzerinden hesaplanarak ayda 6 günlük indirim yapılmak suretiyle infazı gerektiği, ayrıca 4616 sayılı Kanun'un 1/2. maddesi gereğince 10 yıllık indirim yapılamayacağı gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek CMUY'nın 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması gereği Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.04.2005 gün ve 18640 sayılı yazılı emirlerine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2005 gün ve Y.E. 2005/87751 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu:
Hükümlü C. Atalay'ın İnfaz dosyasının incelenmesi sonucunda:
a) Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.1996 tarih,1996/42-186 sayılı kararıyla, 12.08.1994 tarihinde işlediği yağma suçunu kolaylaştırmak için adam öldürmek suçlarından TCY'nın 450/9, 498, 495/1, 522, 77/1. maddeleri uyarınca ölüm ve 36 yıl ağır hapis cezalarıyla cezalandırıldığı;
b) 4771 sayılı Yasanın arkasından 5218 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2002 gün ve 42/186 sayılı ek ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.10.2004 tarih, 3649-3522 sayılı kararlarıyla sonuçta TCY'nın 450/9. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, süreli ağır hapis cezasının ise TCY'nın 73. maddesi 3 yıl süreyle hücrede çektirilmesine karar verildiği;
c) Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2004 tarih, 2004/727 müt. sayılı kararıyla, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 19 ve ek/2. maddeleri uyarınca 25 yıl üzerinden ayda 6 gün, ayrıca 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. bendi gereğince 10 yıl indirimden yararlandırılarak 05.10.2004 tarihinden geçerli olarak koşullu salıverildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2004 gün ve 2004/383 müt. sayılı kararıyla reddedildiği;
Somut olay bu şekilde saptandıktan sonra, 5218 sayılı Yasada öngörülen koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanarak belirlenen ve infaz kurumunda geçmesi zorunlu süreden ayrıca 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. bendi uyarınca 10 yıl indirim yapılmasına ilişkin kararın yerinde olmadığı yönündeki bozma istemi değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizin 07.03.2005 gün ve 2004/394 E. - 2005/364 K. sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı gibi:
Yürürlükten kaldırdığı 4771 sayılı Yasaya göre daha lehte olduğu açıkça anlaşılan 5218 sayılı Yasa, ceza yasalarında yer alan ölüm cezalarını ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürmüş, aynı zamanda 647 sayılı Yasanın 19/1 ile ek-2. maddelerini de değiştirerek anılan cezanın infaz koşullarını belirlemiştir.
4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 1. bendinde, ölüm cezalarının infaz edilmeyeceği, ancak infaz kurumunda iyili halli olarak 30 yıl geçirildikten sonra koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabileceği belirtilmiş, öte yandan 4758 sayılı Yasayla değişik 2. bendinde ise müebbet ağır hapis veya süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarından, tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından 10 yıl indirim yapılacağı belirtilmiştir. Bu cezalar arasında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına yer verilmediği gibi, sonradan yürürlüğe giren 5218 sayılı Yasa, 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 1. bendini örtülü olarak yürürlükten kaldırarak yerine ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasını koymuş ve 647 sayılı Yasanın 19/1 ile ek/2. maddelerinde yaptığı değişiklikle belirtilen cezaya ilişkin koşullu salıverilmeye yönünden uygulanacak ilkeleri düzenlemiştir.
Bu düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, hukukumuza 5218 sayılı Yasa İle giren ve infaz koşulları ayrıca belirlenen ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yönünden 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. bendinin hiçbir şekilde uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cezadan ayrıca 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. bendi gereğince 10 yıllık indirim yapılması yolundaki Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2004 tarih, 2004/727 müt. sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2004 tarih, 2004/383 müt. sayılı kararının isabetli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2004 tarih ve 2004/383 müt. sayılı kararının CMUY'nın 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerinin yerinde yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy