(765 S. K. m. 51, 456/4, 457/1, 463)
Dava: Müstakil faili belli olmayacak şekilde ve de aynı sebep ve kasıt altında M. Didinmez ile H. Kılıçkıran'ı öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanıklar K.Mercan ile G. Mercan'ın yapılan yargılanmaları sonunda, Hükümlülüklerine ilişkin N. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2004 gün ve 185/326 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar K. ve G.'in suçlarının sübutu kabul, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul, kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık K. ve G.'in sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Taraflar arasında çıkan kavgada sanıkların önce mağdurların üzerine ateş etmeyip havaya silah boşalttıkları, mağdurların kaçmaya başlamaları üzerine arkalarından keşfen tesbit edildiği gibi 30-40 metre mesafeden ateş edip mağdurları vücutlarının arka kısımlarından ve genellikle yüzeysel mahiyette yaralar oluşturacak şekilde raporlarında belirtildiği üzere yaraladıkları, mağdurların da yere düşmeden kaçarak uzaklaştıkları anlaşılmakla, Adli Tıp Fizik Balistik İhtisas Dairesinin raporunda belirtildiği şekilde 3,5-4,5 mm. çapındaki saçmalarla standart silahla yapılacak ateşin ancak azami 30 metre civarında etkili olabileceği de dikkate alınarak, ateş mesafesinin, silahın ve kullanılan barutun miktarı ve cinsinin veya bunlardan en az bir tanesinin öldürmeye elverişli olmadığının hasıl olan neticeden açığa çıkmasına göre olayın cereyan şekli teşdid sebebi yapılarak sanıklar hakkında mağdur H.'ı yaralamaktan TCK. nun 456/1, 457/1, 463 ve 51/1, mağdur M.'i yaralamaktan TCK. nun 456/4, 457/1, 463 ve 51/1. maddeleri ile hüküm tesis etmek gerekirken suçların vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanıkların tahliyelerine, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde tahliyelerinin temini için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 23.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy