(765 S. K. m. 40, 51, 59, 464) (5237 S. K. m. 63)
Dava: Ölümle biten kavgaya katılmak suçundan sanık M. Demir'in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 464/1, 51/1, 59, 40. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.1993 tarih ve 1993/25-164 sayılı kararındaki şartla tahliyesinin geri alınmasına dair anılan mahkemece verilen 26.12.2001 tarih ve 2001/301-455 sayılı kararı müteakip, hükümlü M. Demir'in aynı mahkemenin 2001/301-455 sayılı dosyasındaki tutukluluk süresinin, şartla salıverilmesinin geri alınması sebebiyle aynen infazına karar verilen cezasından mahsubunu talep etmesi üzerine, ikinci suça ilişkin tutukluluk süresinin tamamının bu suç için hükmolunan 1 yıl 3 aylık cezadan mahsup edilerek bakiye 16 günün de şartla salıverilmesi geri alınan cezasından mahsubuna dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2003 gün ve 2003/331 değişik iş sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 gün ve 2004/62 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Hükümlü hakkında hükmolunan cezalardan, öncelikle şartla salıverilmesi geri alınan cezanın infazı gerektiği, aksi takdirde hükümlünün ikinci suçundan dolayı şartla salıverilme imkanından faydalanamayacağı bu durumun hükümlü aleyhine sonuç doğurması sebebiyle talebin kabulü gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 31.12.2004 gün ve 55633 sayılı yazılı emirlerine müsteniden dava dosyasının sunulduğu Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.07.2005 tarih 02-9093 sayılı görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle dosya okunup incelendi:
Hükümlü M. Demir'in İnfaz dosyasının incelenmesi sonucunda:
a) Hükümlünün, 765 sayılı TCK.'nun 448, 51/2, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddeleri gereğince 8 yıl ağır hapis 1 yıl hapis, 160.000.- lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.1993 tarih ve 25-164 sayılı kararı 06.12.1994 tarihinde kesinleştiği;
b) Bu suçlarından dolayı Konya 3. Sulh Ceza mahkemesinin 1993/07 sorgu sayılı kararıyla 22.01.1993 tarihinde tutuklandığı dikkate alınarak, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.08.1996 tarih, 228 müt. sayılı kararıyla 01.09.1996 tarihinden geçerli olarak koşullu salıverildiği;
c) 17.05.2000 tarihinde işlediği suçtan, 765 sayılı TCK'nun 464/1, 51/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.1996 tarih, 301-455 sayılı kararının 04.06.2003 tarihinde kesinleştiği; bu suçtan Konya Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinin 2000/116 sorgu sayılı kararıyla 20.05.2000 tarihinde tutuklandığı ve 03.09.2001 tarihinde salıverildiği;
d) Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2003 tarih 239 D. İş sayılı kararıyla 765 sayılı TCY.'nın 17. maddesi uyarınca koşullu salıverilme kararı geri alınarak ikinci suçun işlediği 17.05.2000 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 22.01.2002 tarihleri arasında kalan sürenin tamamen çektirilmesine karar verildiği;
e) Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2003 tarih, 331 D. İş sayılı kararıyla koşullu salıverilme kararının geri alınmasına neden olan ikinci suçtan dolayı tutuklu kaldığı sürenin 16 gününün koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin suçtan mahsup edilmesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz Konya 3. Ağır Ceza mahkemesinin 18.03.2004 tarih 61 D. İş sayılı kararıyla reddedildiği;
Dosya kapsamına göre somut olay bu şekilde saptandıktan sonra, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 tarih ve 61 D. İş sayılı kararının bozulmasına ilişkin istem değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda:
TCK'nun 40. maddesi: Hüküm kat'iyet kesbetmeden evvel vukubulan mevkufiyet ceza mahkûmiyetinden indirilir... hükmünü içermektedir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 63. maddesinde de aynı düzenlemeye yer verilmiştir. Maddede öngörülen bu açık kural karşısında, 06.03.1940 tarih ve 05/68 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı gibi, kesinleşen mahkûmiyet kararından sonra işlenen suç nedeniyle tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna karar verilemez. Nitekim, Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.05.1997 tarih ve 4921-4691 sayılı kararında da bu kurala açıkça yollama yapılmıştır.
Bu ilkenin ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Koşullu salıverilmeye ve koşullu salıverilmenin geri alınmasına konu, Konya 2. Ağır Ceza mahkemesinin 22.12.1993 tarih ve 25-164 sayılı kararı 06.12.1994 tarihinde kesinleştiği, bu kararla verilen cezadan mahsubu istenilen tutukluluğun ise 20.05.2000-03.09.2001 tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke gereğince mahsup koşullarının oluşmadığı belirlenmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda belirtildiği üzere, koşulları gerçekleşmediği halde tutuklulukta geçen 16 günlük sürenin hükümlünün infaz edilmekte olan ve koşullu salıverilmeden geri alınan cezasından mahsubuna ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2003 tarih ve 331 D. İş sayılı kararı yerinde olmadığından bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar veren Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 tarih ve 2004/61 D. İş sayılı kararı isabetli olmadığından bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 tarih ve 2004/61 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerinin mahallinde yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE. 12.09.2005 gününde üye M. Kaya'nın karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
1- Hükümlü M. Demir'in 20.1.1993 tarihinde adam öldürmek ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 8 yıl ağır hapis ve bir yıl hapis cezalarıyla cezalandırıldığı, kararın 6.12.1994 tarihinde kesinleştiği cezasını infaz ettikten sonra 1.9.1996 yılında şartla tahliye edildiği, bu tahliye kararından sonra bihakkın tahliye tarihi olan 22.1.2002 tarihinden evvel 17.5.2000 tarihinde ikinci suçu işlediği, TCK. nun 464/1, 51/1 ve 59. maddelerine muhalefetten 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı, bu ikinci suçu nedeniyle 20.5.2000 tarihinde tutuklanıp 3.9.2001 tarihinde salıverildiği, bu kararında 4.6.2003 tarihinde Yargıtay'ca onanması üzerine sanığın birinci suçu olan adam öldürme suçundan verilen şartla tahliye kararı geri alınıp ikinci suçun işlendiği 17.5.2000 tarihinden, bihakkın tahliye tarihi olan 22.1.2002 tarihine kadar ki sürelerin aynen çektirilmesine karar verildiği,
TCK. nun 17/1. maddesi gereğince şartla tahliye edildikten sonra ikinci suçu işlemesi nedeniyle şartla tahliyeden yararlanamayacağı ilkesi dikkate alınarak ikici suçtan aldığı 1 yıl 3 ay 16 gün tevkif süresinden 1 yıl 3 ay indirilerek geri kalan 16 günlük sürenin TCK. nun 40. maddesi gereğince ilk adam öldürme suçu yönünden mahsubuna karar verildiği anlaşılmıştır.
2- Mahsup işleminin ne şekilde gerçekleşeceği hususunun açıklığa kavuşması için 6.3.1940 gün ve 5/68 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 1. Ceza Dairesinin 18.7.1994 gün ve 1994/3293 esas 1994/2484 sayılı kararı aşağıya çıkarılmıştır.
a) 6.3.1940 gün 1940/5-68 sayılı karar;
Bir kimsenin beraat ettiği bir suçundan dolayı tutuklu kaldığı sürenin beraat kararının kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç için verilen ceza süresinden sayılması gerekir.
b) 18.7.1994 gün 1994/3293-2484 sayılı karar;
11.8.1978 tarihinde işlemiş olduğu adam öldürme suçundan Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesinin, Yüksek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.4.1991 gün 1991/2175-2504 sayılı ilamı ile onararak kesinleşen 6 yıl 8 ay ağır hapis cezasına hükümlü H.'nın 1.11.1980 tarihinde işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle Adana Sıkıyönetim Komutanlığı 1. Nolu Askeri Mahkemesinin 27.7.1983 tarihinde kesinleşen 6 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği, bu suçla ilgili olarak 20.11.1980 tarihinde tutuklanarak 27.10.1981 tarihinde tahliye edilmesi nedeniyle yargılama sonucunda hükmolunan 6 ay hapis cezasından fazla olarak tutuklukta geçen süresinin işbu cezasından TCK. nun 40. maddesi uyarınca mahsup edilmesi talebinin her iki yargılanmanın da mahkumiyetle sonuçlandığı, beraat kararı ile sonuçlanan yargılama dosyası mevcut olmadığından bahisle reddine dair kararın CMK. nun 343. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TCK. nun 40. maddesi ile 6.3.1940 gün 5/68 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından amaç ve içeriklerine göre tutukluluğun mahsubundaki ilke, tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce bir başka suç ya da suçların işlenmesi yeterli olup tutuklu kalınan suçun beraat veya mahkumiyetle sonuçlanmasının gerekmeyeceği cihetle yazılı emre dayanan Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi yerinde görülmekle Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin kararının bozularak kaldırılmasına, infaz işleminin bu doğrultuda mahallinde yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine,
3- Yukarıda belirtilen kararlar dikkate alındığında mahsup işleminin gerçekleşmesi için aşağıdaki şartların oluşması gerekmektedir.
a) Sanığın en az iki suçunun mevcut bulunması gerekir. Tutuklamaya neden olan suçun beraatla veya mahkumiyetle neticelenmesi önemli olmayıp tutuklandığı sürenin bu suçtan dolayı tayin edilen hapis cezasından fazla olması yeterlidir.
b) Sanık tutuklandığı suçtan dolayı hakkında verilen kararın kesinleşme tarihinden önce sanığın birinci suçunu işlemiş olması gerekmektedir.
Olayımızda iki ayrı suç mevcuttur.(adam öldürme ve maktule el uzatmak) Sanık maktule el uzatmaktan tutuklanmış ve tutukluluk süresi ceza süresinden 16 gün fazladır. Maktule el uzatmak suçundan verilen karar 4.6.2003 tarihinde Yargıtay'ca onanmış. Adam öldürme suçunu ise bu karardan önce 20.1.1993 tarihinde işlediğinden sanık yararına mahsup koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.3.2004 gün ve 2004/61 D. İş sayılı kararı yasaya uygun bulunduğundan çoğunluk görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy