(765 S. K. m. 17, 51, 59, 299, 448, 516, 522, 572) (5237 S. K. m. 7, 29, 62, 81) (5275 S. K. m. 107) (5271 S. K. m. 309) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Kasten adam öldürmek suçundan Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.1996 tarih ve 1996/41-71 sayılı kararı ile 10 yıl ağır hapis cezasına hükümlü İ. Emiroğlu'nun bu cezasını infaz ederek Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2000 gün ve 2000/352 müteferrik sayılı kararı ile şartla tahliye edilmesini müteakip, bihakkın tahliye tarihi dolmadan 21.12.2002 tarihinde yeni bir suç işlemiş olması dolayısıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca şartla salıverilme kararı geri alınıp 21.12.2002 ile 20.01.2006 tarihleri arasındaki bakiye cezanın aynen infazına karar verilerek bu cezanın İnfazına başlanmasından sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre ilgilinin hukukî durumunun yeniden tespit edilmesi talebi üzerine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81, 29, 62/2. maddelerine göre 10 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un hükümlü lehine olması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, şartla tahliyenin geri alınmasına ilişkin aynı Mahkemenin 04.05.2004 gün ve 114 müteferrik sayılı kararının ortadan kaldırılmasına ilişkin Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 gün ve 2005/105-90 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hükümlünün adam öldürmek suçundan dolayı almış olduğu 10 yıl ağır hapis cezasının infaz edilerek şartla tahliye edilmiş olması nedeniyle, infazı yapılmış ilamların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması bakımından yeniden ele alınmasının mümkün bulunmadığı, ancak şartla tahliye edilmesinden sonra yeni bir suç işlemesi dolayısıyla şartla tahliyenin geri alınarak bakiye cezanın infazına başlanmış olması sebebiyle, sadece bu yönden lehe olan hükümlerin uygulanması bakımından yeni bir karar verilebileceği gibi, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 17. maddesinin 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesi ile yeniden düzenlendiği, bakiye cezanın infazı yönünden lehe bir düzenleme de bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekildeki ek kararla yeniden hüküm tesis edilmesinde ve şartla tahliye kararının geri alınmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.08.2005 gün ve 34486 sayılı yazılı emirlerine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2005 tarih ve 2005/149859 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu:
Hükümlü İ. Emiroğlu hakkındaki Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/41 esas sayılı dosyasına ilişkin hükümlü hakkında verilen kararların okunup incelenmesi sonucunda:
a) 22.12.1994 tarihinde işlediği kasten adam öldürmek suçundan 765 sayılı TCK.'nun 448, 51/2, 59. maddeleri uyarınca 10 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.1996 tarih ve 41/71 sayılı kararının 01.10.1996 tarihinde kesinleştiği;
b) 11.09.1997-07.10.1997 tarihleri arasında cezaevinden firar suçundan, 765 sayılı TCK.'nun 299, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi 11.09.1997 tarih, 1997/210 esas ve 1998/06 karar sayılı karırının 09.02.1998 tarihinde kesinleştiği;
c) Bu cezalarının Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.1998 tarih ve 63 müt. sayılı kararıyla 11 yıl 4 gün ağır hapis cezası olarak içtima ettiği ve bu cezalarından dolayı Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2000 tarih 352 müt. sayılı kararıyla 22.12.200 tarihinden geçerli olarak koşullu salıverildiği, bihakkın tahliye tarihinin 20.01.2006 olduğu;
d) 21.12.2002 tarihinde işlediği suçtan dolayı 765 sayılı TCK.'nun 516/3, 522/1 ve 572/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3 ay hafif hapis cezalarıyla cezalandırılmasına ilişkin Karabük Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2004 tarih, 2003/129 esas ve 2004/200 karar sayılı kararının 21.04.2004 tarihinde kesinleştiği;
e) Koşullu salıverilmesinden sonra deneme süresi içinde işlediği suç nedeniyle, koşullu salıverilmenin 21.12.2002-20.01.2006 tarihleri arasında geri alınmasına ilişkin Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2004 tarih 144 müt. sayılı kararına yapılan itirazın Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2004 tarih ve 264 müt. sayılı kararıyla reddedildiği;
f) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun lehe hükümlerinin uygulanmak üzere kararın yeniden ele alınarak, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 tarih ve 2005/105-90 sayılı duruşmasız olarak verilen ek kararıyla, 5237 sayılı TCK.'nun 81, 29, 62/2. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve koşullu salıverilmenin geri alınması kararının kaldırılmasına ilişkin karar hükümlü ve katılana tebliğ edilmediği ve bu karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2005 tarihinde itiraz yoluna başvurduğu;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.'nın 7/2. maddesi gereğince bu Yasanın lehe hükümlerinin, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasa ile değişik 9/1. maddesine dayanılarak, takdir hakkı kullanılmak suretiyle kesin hükmün zat ve mahiyetini değiştiren kararlar temyiz yoluna tabi kararlardandır. Öte yandan 5271 sayılı CMK.'nun 309. maddesinde, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulabileceği öngörülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, niteliği itibarıyla temyiz yasa yoluna tabi Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 tarih ve 2005/105-90 sayılı ek kararının sanık ve katılana tebliğ edilmemiş olması nedeniyle kesin hüküm niteliğini kazanmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozulmasına ilişkin isteminin 5271 sayılı CMK.'nun 309. maddesi gereğince reddine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy