(765 S. K. m. 51, 62, 448) (5237 S. K. m. 29, 35, 53, 62, 81)
Dava: Celal Y.'i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Yusuf P.'ın yapılan yargılanması sonunda, 765 sayılı TCK. nun 448, 62, 51/1. maddeleri gereğince 4 sene 2 ay ağır hapis cezası verilen ve kesinleşen bu karara karşı hükümlünün 5237 sayılı Yasanın uygulanması ile ilgili uyarlama talebi üzerine 5237 Sayılı Yasanın 81/1, 35, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezasına dair Eyüp İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.6.2005 gün ve 241/189 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Sanık müdafiinin 15.11.2005 tarihli dilekçesi ile duruşmalı inceleme isteğinden vazgeçmesi nedeniyle dosya duruşmasız olarak incelendi.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri tahfif sebeblerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eylemin yasal savunma koşulları altında gerçekleştirildiğine, tahrikteki indirime vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
3- Sanığın kayınbiraderi olan mağdurdaki 8 bıçak yarasından sadece bir tanesinin hayati tehlike tevlit eder nitelikte olduğu bu yara dahil tüm bıçak yaralarının kol veya bacak bölgelerine yönelik olarak ika edildiği gözetilerek sanığın eyleminin yaralama olarak kabulü ile mağdurdaki yara adedi ve kasıttaki yoğunluk teşdid sebebi yapılarak ceza tayini gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması,
4- Kabule göre de, yaralama sırasında teşebbüs nedeniyle uygulanan yasa maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
5- Tayin olunan ve kefalet ücretinin müdahil asıla verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ceza miktarına, tutuklulukta geçen süreye ve dosya kapsamına göre sanığın bihakkın tahliyesine, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse tahliyesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy