(765 S. K. m. 51, 59, 62, 74, 448) (6136 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 7, 29, 35, 62, 81) (5252 S. K. m. 9)
Adam öldürmeye tam teşebbüs ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırılık suçlarından sanık
.., 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 448, 62. 51/1, 59/2, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 765 sayılı Kanunun 59, 74. maddeleri gereğince 10 yıl ağır hapis, 10 ay hapis ve 308.152.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2004 gün ve 2003/85 esas, 2004/3 sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.03.2005 gün, 2005/194-460 sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanunla muhalefet suçu ile ilgili olarak verilen ağır para cezasının 288.985.000 Türk Lirası olarak düzeltilerek onanmasını müteakip, hükmün infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın adam öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35/2, 29, 62. maddeleri gereğince 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ruhsatsız tabanca taşımak suçu yönünden 5237 sayılı Kanunun uygulanması ile lehe durum olmayacağından bahisle yeniden hüküm oluşturmaya yer olmadığına dair, aynı Mahkemenin 17.06.2005 gün ve 2003/85 esas, 2004/3 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2005 gün ve 2005/442 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında adam öldürmeye tam teşebbüs suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu gerekçesiyle uyarlama yapılırken, anılan Kanun'un 81. maddesi uyarınca verilen müebbet hapis cezasına 35/2. maddenin uygulanması sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren üst sınır olan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, yine haksız tahrik hükümleri uygulanırken de 5237 sayılı Kanunun 29. maddesinde hafif ve ağır tahrik ayrımı kaldırılarak 1/4'den 3/4'e kadar öngörülen indirim oranlarından takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığının anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında temel ceza maddesinin yanında kanunî ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin de uygulanmış olması nedeniyle, hem hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan, hükmün içeriğini değiştiren yeni kanun düzenlemeleri sebebiyle, hem de hâkimin takdir hakkını kullanarak karar vermesi gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca hüküm mahkemesince duruşma açılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.09.2005 gün ve 40199 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın CMK'nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2005 tarih ve 176084 sayılı tebliğnamesine ekli dosya Dairemize gönderilmekle okundu:
Gereği düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü R. Akıska hakkındaki Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/85 esas sayılı dosyası ve ekli ek kararların incelenmesi sonucunda:
a) 02.07.2003 tarihinde işlediği adam öldürmeye kalkışma ve 6136 sayılı Yasaya aykırı eylemde bulunmak suçlarından, 765 sayılı TCK'nun 448, 62, 51/1, 59 ve 6136 sayılı yasanın 13/1, TCK'nun 59. maddeleri uyarınca 10 yıl ağır hapis, 10 ay hapis 288.985.000. lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2004 tarih, 2003/85 esas ve 2004/03 sayılı kararının 16.03.2004 tarihinde kesinleştiği;
b) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın lehe hükümlerinin uygulanması için 7. maddesi uyarınca kesinleşmiş kararın duruşmasız olarak ele alınarak, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarih ve 85/03 sayılı ek kararıyla, adam öldürmeye kalkışmak suçundan 5237 sayılı Yasanın 81, 35/2, 29, 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ruhsatsız tabanca taşımak suçundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, bu kararın hükümlü vekiline 21.06.2005 tarihinde tebliğ edildiği;
c) Anılan karara karşı hükümlü tarafından yasa yoluna başvurulduğu belirtilerek, Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2005 tarih ve 442 D. İş sayılı kararıyla itirazın reddedildiği;
d) Hükümlünün itiraz incelemesine konu yasa yoluna başvuru dilekçesinin dosya içinde bulunmadığı dolayısıyla başvurunun tarihinin saptanamadığı;
Anlaşılmaktadır.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 7/2. maddesi gereğince bu Yasanın lehe hükümlerinin, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasa ile değişik 9/1. maddesinde dayanılarak, takdir hakkı kullanılmak suretiyle kesin hükmün zat ve mahiyetini değiştiren kararlar temyiz yoluna tabi kararlardandır. Öte yandan 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinde, temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşen karar veya hükümlere karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulabileceği öngörülmüştür.
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde:
Yüksek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.10.2005 tarih ve 2395-2897 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı gibi;
1) 5237 sayılı TCK'nun 7 ve 5252 sayılı Yasanın değişik 9/1. maddesi uyarınca verilen, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarih ve 85/03 sayılı ek kararı aleyhine sanık vekilinin başvurusunun temyiz yasa yolu niteliğinde bulunduğunu dikkate almayarak ve itiraz yasa yolu sayarak bu yönde inceleme yapan Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2005 tarih ve 2005/442 sayılı kararı yok hükmünde bulunduğundan, anılan karara yönelik Cumhuriyet Başsavcılığının "kanun yararına bozma isteminin, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE;
2) Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarih ve 85/03 sayılı ek kararına yönelik itiraza esas alınan dilekçenin dosyaya konulması sağlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere tebliğnameye bağlanarak iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 16.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy