(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: İsmail Y.'ı taammüden öldürmeğe tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar Erol G., Ahmet G. ile Latif G.'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Afyon Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.7.2004 gün ve 180/164 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanıklar taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, C. Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- a) Sanık Ahmet müdafiinin, sanığın beraat ettiği hükmün gerekçesine yönelik temyizi bulunmadığından, beraat hükmüne yönelen temyiz istemi,
b) Müdahil vekilinin süresinden sonraki temyiz istemi,
2- Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerine hasren yapılan incelemede:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Erol'un kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutunda, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliklerinin tayin olunmasında isabetsizlik bulunmadığından, sanık Erol müdafiinin sübuta, vasfa, Cumhuriyet savcısının vasfa yönelen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a- Mağdur ile sanık Erol arasında, mağdurun sanık Erol'un eşi ile mektuplaşması nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü araziden yürüyerek köyüne gitmekte olan mağdurun Erol tarafından kovalandığı ve bu kovalama sırasında ateş ederek yaralandığı, buna karşılık sanıklar Latif ve Ahmet'in suça katıldıklarına ve yardım ettiklerine ilişkin kesin ve her türlü şüpheden uzak delillerin dosyada bulunmadığı, mağdurun ateş edilerek kovalandığı sırada kolluğa ait 156 numaralı telefonu arayarak kendisini Erol'un ateş ederek kovaladığını bildirdiği, bunun yanında sonradan geliştirdiği ve Ahmet ile Latif'i de suçlayıcı nitelikli beyanların itimada şayan olmaması sebebiyle bunlara itibar edilemeyeceği, yine Ahmet'e ait olduğu yönünde tespitler bulunan ayak izlerinin kriminal raporda da belirtildiği gibi karakteristik izler taşımadığından bu anlamda kesin delil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanıklar Latif ve Ahmet hakkında beraat yerine, mahkumiyet kararları verilmesi,
b- Sanık Erol hakkında 765 Sayılı TCK nun uygulanması ile kurulan hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK nun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin sair temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy