(1412 S. K. m. 163, 165, 167, 168)
Dava: Kasten adam öldürmeye azmettirmek suçundan sanıklar Z. ve M. haklarında yapılan hazırlık soruşturması neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 18.05.2004 tarih ve 2004/13046-17000 sayılı takipsizlik kararına karşı vuku bulan itirazın reddine dair mercii Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca ittihaz olunan 03.08.2004 tarihli ve 2004/1223 Değişik İş, 2004/1223 müteferrik sayılı kararı kapsayan dosya incelendi:
"Dosya kapsamına göre, sanıklar Z. ve M. ile maktuller N. ve Mustafa hısım olup, Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/340 Esas sayılı dava dosyasına konu gayrimenkul sebebiyle aralarında husumet bulunduğu ve bu davanın maktuller lehine sonuçlanmasından sonra, sanıkların müşterek çocukları A.'nın adı geçenleri öldürmesi, hazırlık soruşturması aşamasında dinlenen bir kısım tanıkların A.'yı sanıkların azmettirdikleri yönünde beyanları, hazırlık kayıtları, olayın meydana geliş şekli bir bütün içerisinde değerlendirildiğinde, toplanan delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ayrıca sanık A. hakkında yargılaması devam eden kamu davasındaki delillerle birlikte yargılama aşamasında elde edilecek delillerin, mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine yazılı biçimde gerekçeyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden" söz edilerek CMUK'nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması gereği Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.01.2005 tarih ve 04283 sayılı yazılı emirlerine dayanılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.02.2005 tarih ve 19343 sayılı tebliğnamesiyle dosya dairemize gönderilmekle okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Yazılı emrin konusunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.05.2004 tarih, 17000 sayılı takipsizlik kararının kaldırılması yolundaki itirazın reddine ilişkin Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın 08.08.2004 tarih ve 1223-1223 sayılı kararının, CMUY'nın 343. maddesi gereğince bozulması istemi oluşturmaktadır.
Yakınan K.'nin ihbarı üzerine, sanıklar Z. ile M. haklarında verilen takipsizlik kararı ve ekli soruşturma evrakının incelenmesi sonucunda:
1 ) Sanıkların oğlu A.'nın, 16.12.2003 tarihinde N. ve M. adlı kişileri öldürdüğü iddiasıyla, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.01.2004 tarih ve 775 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/47 esasına kayıtlıdır.
2 ) Öldürme olayına ilişkin iddianameye ek olarak, bu eyleme azmettirenler olarak sanıklar Z. ile M. haklarında 13.01.2004 tarih ve 10031101526 sayılı takipsizlik kararı verilmiştir.
3 ) 13.01.2004 tarihli ek takipsizlik kararına karşı yakınanlar M. ve F. tarafından yapılan itiraz Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın 22.03.2004 tarih ve 462462 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
4 ) Bu arada, yakınan K., öldürülen eşi M. yönünden 16.02.2004 tarihli dilekçesiyle, birçok tanık adı bildirerek öldürme eylemini sanıklar Z. ile M'nin azmettirdiğini şikayet ve ihbar etmiştir.
5 ) Sanıklar ile öldürülen tarafın akraba oldukları, aralarında arazi davası bulunduğu, sanıklar Z. ile M.'nin, öldürülen tarafın davadan vazgeçmemesi durumunda öldürme eylemini gerçekleştirebileceklerini olaydan önce çeşitli tarihlerde söylediklerini dinlenen tanıklar açıkça ifade etmişlerdir.
6 ) Yakınan K.'nın şikayeti üzerine yeniden yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, ortaya çıkan yeni delil bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi yapılmadan ve bu konuda verilen takipsizlik kararına karşı yapılan itiraz daha önce reddedildiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.05.2004 tarih ve 13046-17000 sayılı kararıyla yeniden kovuşturma yapılmamasına karar verilmiştir.
7 ) 18.05.2004 tarihli kovuşturmama kararına karşı yakınan tarafından süresinde yapılan itiraz Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın 03.08.2004 tarih ve 1223-1223 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Yukarıda özetlenen evrak içeriğine göre, aynı konuda verilen, 13.01.2004 ve 18.05.2004 tarihli iki ayrı kovuşturmama kararı olup her ikisine karşı yakınanlar tarafından yapılan itirazlar merciince reddedilmiştir. Bu kararlardan 18.05.2003 tarihli takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın 03.08.2004 tarih, 1223-1223 sayılı kararının CMUY'nın 343. maddesi gereğince bozulması istenilmiş olup bu istemle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
CMUY'nın 163. maddesinde yapılan hazırlık soruşturması sonunda, toplanan deliller kamu davasının açılmasına yeterli ise kamu davasının açılması gerektiği; 164. maddesinde ise kamu davasının açılması için yeterli delil bulunmaması veya keyfiyetin takibe değer görülmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, aynı yasanın 165/1. maddesinde, suçtan zarar görenin, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının mensup olduğu ağır ceza işlerini gören mahkeme dairesine en yakın bulunan ağır ceza işlerini gören mahkeme başkanına itiraz edebileceği, 166/son maddesinde, bir karar verebilmek için ağır ceza mahkemesi başkanı, kararı vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse, bu hususu açıkça belirtmek suretiyle mahalli sulh hakimini görevlendirebileceği, 167. maddesinde ise, kamu davasının açılması için yeter nedenler bulunmazsa dilekçenin reddine, dilekçe reddedildikten sonra kamu davası ancak yeni olaylar ve delillere dayanılarak açılabileceği, 168. maddede, dilekçenin doğru ve haklı olduğuna kanaat getirilmesi durumunda kamu davasının açılmasına karar verilmesi gerektiği öngörülmüştür.
Bu açıklamaların ışığında somut durum değerlendirildiğinde, itiraz konusu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.05.2004 tarih ve 13046-17000 sayılı takipsizlik kararı, daha önce verilmiş ve kesinleşmiş takipsizlik kararına dayandırıldığına göre, öldürme olayına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi 'nin 2004/47 Esas sayılı dosyası da getirtilip incelenerek, yakınan K'nın adlarını bildirdiği tanıklarının kamu davası açılmasını gerektirir yeterlikte anlatımlarının yeni kanıt ve olay niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği değerlendirildikten sonra, kanıtların esas mahkemesince takdiri ilkesi de dikkate alınarak CMUY'nın 167, 168. maddeleri bağlamında bir karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan ve yetersiz gerekçeyle İtirazın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç: Bu nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın isteği yerinde görüldüğünden, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın 03.08.2004 tarih ve 1223-1223 sayılı kararının CMUY'nın 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, diğer işlemlerin mahallinde yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy