(5237 S. K. m. 7/2) (5252 S. K. m. 9/1) (5271 S. K. m. 309/4-b)
Dava: Hükümlü Aytek Alataş hakkındaki, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/96 Esas sayılı dosyası ve ekli kararların incelenmesi sonucunda:
Karar: a) Hükümlünün 09/04/2001 tarihinde işlediği adam öldürmeye tam kalkışmak suçundan 765 sayılı TCK'nun 448, 62, 51/2, 59. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 08/10/2001 tarih 2001/96-233 sayılı kararının 19/12/2002 tarihinde kesinleştiği;
b) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanmak üzere kararın yeniden ele alınarak, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2005 tarih ve 311-212 sayılı ek kararıyla, 5237 sayılı Yasanın 81, 35, 29, 62. maddeleri uyarınca sonuç olarak 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Cumhuriyet Savcısı tarafından 15/09/2005 tarihinde görüldüğü ve sanık vekiline 27/09/2005 tarihinde tebliğ edildiği, sanık vekilinin süresinin geçmesinden sonra 20/10/2005 tarihinde kanun yoluna başvurduğundan kesinleştiği;
Anlaşılmıştır.
Dairemizin yerleşmiş içtihadında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 7/2. maddesi gereğince bu Yasanın lehe hükümlerinin, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasa ile değişik 9/1. maddesine dayanılarak, takdir hakkı kullanılmak suretiyle kesin hükümlerin "zat ve mahiyetlerini" değiştiren kararların, duruşmalı verilmesi gereken ve temyiz kanun yoluna tabi kararlardan olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendinde öngörülen kurala göre, kanun yararına bozma nedenlerinin, "mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul ve işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz."
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde;
Yukarıda da açıklandığı üzere, takdir hakkı kullanılarak, kesin hükmün "zat ve mahiyetinde" duruşma açılmaksızın değişiklik yapılmasına ve ayrıca lehteki 5237 sayılı Yasanın lehteki hükümleri uyarınca yapılan ceza uygulamasında kazanılmış hak ilkesi yok sayılarak, süre yönünden önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilmesine ilişkin Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2005 tarih, 311-212 sayılı kararı isabetli görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2005 tarih ve 311-212 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerinin yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ( TEVDİİNE ) 23/01/2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy