(765 S. K. m. 448) (5237 S. K. m. 7, 81)
Dava: Sefa Özcan'ı kasten öldürmekten, Aydın Özcan'ı da kasten öldürmeye eksik derecede teşebbüsten sanık Mustafa Körükçü, işbu öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına fer'i fail şekilde katılmaktan sanık Nuri Akkavak ve yine işbu öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına sanık Mustafa Körükçü'yü azmettirmekten sanık Satı Akkavak, ruhsatsız av tüfeği bulundurmaktan adları geçen sanıklar Mustafa Körükçü ile Nuri Akkavak'ın yapılan yargılanmaları sonunda, sanıklar Mustafa Körükçü ile Nuri Akkavak'ın hükümlülüklerine, sanık Satı Akkavak'ın beraatına ilişkin Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.10.2004 gün ve 74/121 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Mustafa Körükçü, Nuri Akkavak ile müdahil taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanıklar hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Sanık Satı hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçlamasından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, müdahil Fatma Özcan vekilinin sübuta yönelen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Satı hakkındaki beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mustafa'nın kasten öldürme ve mağdura yönelik silahlı yaralama suçları ile sanık Nuri'nin mağdura yönelik silahlı yaralama suçlarına fer'i iştirak suçlarının sübutunda, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliğinin tayin olunmasında isabetsizlik bulunmadığından sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sanık Mustafa yönünden maktule yönelik eylemde suç vasfına, meşru müdafaa hali bulunduğuna, müdahil Fatma vekilinin sanık Nuri yönünden suç vasfına yönelen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanık Nuri'nin mağdur Aydın'ın bacağından vurulmasından sonra, sanık Mustafa ile kaçıp ayrı yerlere saklanmaları sırasında maktulün silahla sanık Mustafa'nın üzerine yürümesi sonucu, sanık Mustafa tarafından vurulup öldürülmesi suçuna maddi veya manevi bir iştirakinden bahsedilemeyeceği gözetilmeden, bu suçtan beraatı yerine, diğer sanığın maktule yönelik eylemine iştirak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca vekalet ücretinin müdahil asıla verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi hükümleri uyarınca sanıklar Mustafa ve Nuri'nin hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Mustafa ve Nuri müdafii ile müdahil Fatma vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 23.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy