(765 S. K. m. 17, 77, 98) (647 S. K. m. 19, Ek. m. 2) (825 S. K. m. 5) (1412 S. K. m. 402) (YCGK. 05.02.2002 T. 2002/6-42 E. 2002/156 K.) (YCGK. 18.11.1997 T. 1997/1-156 E. 1997/250 K.)
Hükümlü A. Bozkurt'un, babasını kasten öldürmek, annesini öldürmeye tam kalkışmak, 6136 sayılı Yasaya aykırı eylemde bulunmak suçlarından, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.1986 tarih ve 1986/106-192 sayılı kararı ile TCY'nın 77/1-2. maddesi uyarınca sonuç olarak 36 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı, bu cezasından dolayı Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.1991 tarih ve 1991/148 müt. sayılı kararı ile 09.03.1991 tarihinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içerisinde, 17.10.1996 tarihinde işlediği iki ayrı silahla etkili eylemde bulunmak suçundan Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.1997 gün ve 1996/644 esas, 1997/751 sayılı kararı ile 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu kararın kesinleşmesi üzerine koşullu salıverilme kararının TCY'nın 17. maddesine uyarınca geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 17.10.1996 tarihi ile ilk suçunun tamamen çekilmiş sayılacağı 19.12.2019 tarihleri arasındaki sürenin aynen çektirilmesine yolundaki Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.1999 gün ve 1999/31 müt. sayılı kararın infazının yapıldığı sırada, koşullu salıverilme kararının geri alınması kararın ortadan kaldırılmasına ilişkin Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2005 gün ve 2005/13 müt. sayılı kararına karşı yapılan itiraz Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2005 tarih ve 2005/25 müt. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2002 gün ve 2002/6-23-152 sayılı ilamı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.10.2002 gün ve 2002/4055-3675 sayılı ilamlarında da benzer olaylar sebebiyle değinildiği üzere şartla salıverilme kararının geri alınmasıyla, infazına karar verilen ilk suçun cezasının bütünü ile şartla salıverilmenin geri alınmasına sebebiyet veren ikinci suç için 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19 ve ek 2. maddeleri uygulanmak suretiyle infazı gereken cezanın toplamı üzerinden 10 yıl indirilmesinden sonra kalan sürenin aynen infazı gerektiği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde ret kararı verilmesinde isabet görülmemiştir denilmek suretiyle CMUK. nun 343.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması gerektiği, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15.03.2005 gün ve 11821 sayılı yazılı emirlerine dayanılarak infaz dosyası, Cumhuriyet Başsavcılığından 23.03.2005 tarih, 53809 sayılı tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, okundu ve aşağıdaki karar verildi:
Hükümlü A. Bozkurt'un infaz dosyasının kapsamından anlaşıldığı üzere:
Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.1986 tarih, 1986/106 esas ve 192 sayılı kararı ile, babasını kasten öldürmek, annesini kasten öldürmeye tam kalkışmak, 6136 sayılı Yasaya aykırı eylemde bulunmak suçlarından TCY'nın 77/1-2. maddesi uyarınca sonuç olarak 36 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karar 19.03.1987 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu cezasından, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.1991 tarih, 1991/148 müt. sayılı kararı ile 09.03.1991 tarihinden geçerli olarak koşullu salıverildiği;
17.10.1996 tarihinde işlediği silahlı etkili eylemde bulunmak suçundan, Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.1997 tarih, 1996/644 esas ve 1997/751 karar sayılı kararıyla 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu kararın 27.01.1999 tarihinde kesinleştiği;
Deneme süresi içinde suç işlediğinden, koşullu salıverilme kararının, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.1999 tarih ve 31 müt. sayılı kararıyla kaldırılarak, ikinci suçu işlediği 17.10.1996 tarihi ile koşullu salıverilme kararına konu cezanın tamamen çekilmiş sayıldığı 19.12.2019 tarihi arasında kalan sürenin aynen infazına karar verildiği;
Koşullu salıverilmeden geri alınan ve koşullu salıverilmenin geri alınmasına neden olan cezaların çektirilmesi sırasında, infazda tereddüt doğmuştur gerekçesiyle karar istenilmesi üzerine, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2005 tarih ve 2005/13 müt. sayılı kararıyla, koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.1999 tarih, 31 müt. sayılı kararını yok sayarak kaldırdığı,
Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2005 tarih ve 13 müt. sayılı kararına karşı, 12.01.2005 tarihinde yapılan itiraz, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2005 tarih, 25 müt. sayılı kararıyla reddedildiği;
Öncelikle, somut olayın değerlendirilip sorunun çözümlenmesinde doğrudan etkili hukuksal ilkelere değinilmesinde yarar bulunmaktadır.
1) Yerleşik uygulamaya göre, 4616 sayılı Yasanın 4758 sayılı Yasayla değişik 1. maddesinin 2. bendi, 23.04.1999 tarihine kadar işlenmiş, infazı gereken ve 5. bent kapsamında bulunmayan suçlar özgürlüğü bağlayıcı cezalar bakımından, 10 yıl ve daha aşağı süreliler için bozucu koşula bağlı özel af, 10 yıldan yukarı süreli cezalar için ise koşullu salıverilme hükümleri içermektedir.
2) 4616 sayılı Yasa, 3713 sayılı Yasanın geçici infaz hükümlerinin aksine, koşullu salıverilme ile TCY'nın 17. maddesinde öngörülen koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin hükümleri askıya almamıştır. Başka bir anlatımla bu hükümlerin uygulanmasına engel bir hüküm içermemektedir.
3.) TCY'nın 98. maddesinde tanımlanan özel af, içerdiği açıklığa göre, cezayı ortadan kaldırır, azaltır veya değiştirir. Özel af, taşıdığı açıklığa göre cezayı ve infaz ilişkisini etkilemekle birlikte ceza mahkumiyetinin sonuçlarını ortadan kaldırmadığı için hükümlü açısından olumsuz etkilerini sürdürür. Bu nedenle deneme süresi içinde işlenmiş suçtan dolayı verilen hürriyeti bağlayıcı ceza, özel affa uğradığı için infaz edilemese bile TCY'nın 17. maddesinin uygulanmasında etkisini gösterir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.1997 tarih, 1-56 esas ve 250 sayılı kararında yer alan, son suça ilişkin ceza ertelense bile TCY'nın 17. maddesi uygulanır şeklinde öngörü bu görüşü doğrular niteliktedir.
4) TCY'nın 17. maddesinde tanımlanan koşullar oluştuğunda koşullu salıverilmenin geri alınmasına 825 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca ilk ceza kararını veren mahkeme başkanı tarafından evrak üzerinden karar verilir. Bu karar infaz hükmü niteliğinde olup kesinleşmesinden sonra, olağanüstü yasa yoluna başvurulup bozulması dışında, CY'nın 402. maddesi bağlamında açıklayıcı nitelikte infaz yargılaması yoluyla yok sayılıp kaldırılamaz.
5) Yargıtay Ceza Genel Kurulu 05.02.2002 tarih 2002/6-42-156 sayılı kararı da açıklandığı gibi, her ikisin de süre ve diğer koşulları bakımından 4616 sayılı Yasanın kapsamında bulunmaları koşuluyla, koşullu salıverme kararının geri alınması ile aynen infazına karar verilen ilk suçun cezasının tümü ile koşullu salıverilme kararının geri alınmasına neden olan ikinci suç için 647 sayılı Yasanın 19 ve ek 2. maddeleri uygulanarak belirlenecek infazı gereken cezanın toplamı üzerinden 10 yıl sürenin indirilmesinden sonra kalan sürenin çektirilmesi gerekmektedir.
Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yazılı emirle bozma istemi esas bakımından yerinde olmakla birlikte, öncelikle, hükümlü A. Bozkurt hakkında verilen koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.1999 tarih 31 müt. sayılı kesinleşmiş kararı 4616 sayılı Yasanın, TCY'nın 17. maddenin koşullarını aynı Yasanın 2/2. maddesi bağlamında lehte etkileyen bir hüküm bulunmadığı halde CY'nın 402. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına ilişkin usul ve yasaya aykırı bulunan Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2005 tarih, 13 müt. sayılı kararına karşı yapılan itirazın kaldırılması yerine reddine karar veren Karabük Ağır Ceza mahkemesinin 18.01.2005 tarih ve 25 müt. sayılı kararı isabetli değildir.
Sonuç olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emirle bozma isteği, değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden, (Karabük) Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2005 tarih, 25 müt. sayılı kararının CMUK'nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, diğer işlemlerin mahallinde yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 12.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy