(765 S. K. m. 495, 497) (5237 S. K. m. 148, 149)
Canavarca bir his sevki ile ve aynı sebep ve kasıt altında M.E.A. ile N.A 'yı öldürmekten sanık E.İ.nin bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: 3 yıl geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin (I.) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.09.2004 gün ve 129/216 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2- Sanığın silahlı gasp suçundan TCK'nun 497/1 maddesince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde TCK'nun 495/1 maddesine göre ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde gasp dışındaki suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin gasp suçunun sübut bulmadığına yönelen, diğer suçlardan bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a- Maktul M.E.'i öldürmekten ve gasp suçundan verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların her biri yönünden hücre cezası ayrı ayrı belirlendikten sonra toplanması gerektiği halde bu ayırım yapılmadan tek hücre cezası tayin edilmesi,
b- İçtimada yapılan hatanın kazanılmış hak teşkil etmeyeceği cihetle hücreli sonuç cezanın belirlenmesi sırasında maktul N.yi öldürmekten verilen cezanın ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası olarak tayini gerekirken infaz şartları farklı bulunan müebbet ağır hapis olarak gösterilmesi,
c- Vekalet ücretinin müdahiller yerine vekilleri lehine hükmedilmesi Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan re'sen de temyize tabi bulunan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 24.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy