(5237 S. K. m. 29) (5083 S. K. m. 2) (YCGK 26.09.2006 T. 2006/8-167 E. 2006/198 K.)
Kardeşi Şirin A.'ı öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Şerafettin A.'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Giresun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2003 gün ve 164/298 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2006/8-167 Esas, 2006/198 Karar sayılı 26.9.2006 tarihli kararı uyarınca, suç önceden işlenmiş olsa dahi, 647 sayılı Kanunun yürürlükten kalktığı 1.6.2005 tarihinden sonra, ödenmeyen adli para cezası bakımından anılan Kanunun 5/5 maddesine dayanılarak gecikme zammı alınmasına karar verilemeyeceğinden, tebliğnamedeki bu konuya ilişkin eleştiri düşüncesi benimsenmemiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak,
a) Olay günü arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışma sonucu, sanığın kardeşi mağduru yakın mesafeden tabancası ile ateş ederek vurduğu, mobil durumda olan mağdurun doktor raporunda belirtildiği şekilde belinden girip, glutealden çıkan mermi çekirdeği isabetiyle yere düştüğü anlaşılmakla; eylemde, kullanılan aracın elverişliliği, atış mesafesi, yaranın yeri ve niteliği göz önüne alındığında, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde suça hatalı vasıf verilmesi;
b) Dosya içeriğindeki delillere, olaydan hemen sonra olay yerine gelen tanıkların anlatımlarına ve mağdurun beyanlarında da kısmen kabul gören ve aksi de ispatlanamayan sanık savunmasına göre, olay günü mağdurun, ortak bahçe sınırı olan çitleri söktüğü, kardeş olan sanık ile mağdur arasında bu sebeple çıkan tartışmada, mağdurun sanığa küfür ve hakaret ettiği ve orada bulunan grebiyi sanığa doğru fırlattığı ve olaydan sonra tanıklarca mağdurun yanında bir tabanca bulunup jandarmaya teslim edilmiş olması da nazara alınarak, sanığın, üzerinde tabanca taşıdığını bildiği kardeşi mağdurun haksız hareketlerinin tesiri altında kalarak suçu işlediğinin kabulü ile sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi;
b) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. ile 765 sayılı TCK'nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunması;
c) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, 5335 Sayılı Kanunun 22. maddesiyle 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen ve 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasa uyarınca 1 YTL. (1.000,000 TL) nin altında kalan tutarların dikkate alınamayacağı hususu,
Bozmayı gerektirmekle sanık müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, CMUK'nun 326. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy