(1412 S. K. m. 326)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- CMUK'un 326/2.maddesindeki, sanık veya vekiline davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemesi nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilememiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek gıyapta bitirilir. şeklindeki düzenleme karşısında bozma etkisi doğuran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı iadesi sonrasında daha fazla ceza verilmeyen ve tutuklu olmayan sanığın duruşmada hazır bulunmasında zorunluluk bulunmamakla beraber, kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ olunarak bozmaya karşı diyeceklerinin tespiti için duruşma gününün bildirilmesi gerektiği, bu nedenle adresini terk ettiği anlaşılan sanığın son bilinen adresine Tebligat Yasası uyarınca tebligat çıkartıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Takibi şikayete bağlı olan hakaret suçu yönünden, 5237 sayılı TCK. nın uzlaşmaya ilişkin hükümleri gereğinin yerine getirilememesi,
Sonuç: Usule aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 17.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy