(765 S. K. m. 10, 31, 450, 497) (5237 S. K. m. 53, 149, 150)
Dava: İşlemiş olduğu suçu gizlemek, delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve de kendisini cezadan kurtarmak maksadıyla Sinan Halil Kalaycıoğlu'nu öldürmekten, gasptan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Hasan Küçükgöçmen'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Ankara Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.2005 gün ve 387/186 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın gasp suçunu kolaylaştırmak için adam öldürme ve gasp suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın ve müdafiinin suçların sübut bulmadığına, eksik soruşturmaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a- 5237 Sayılı TCK.na göre sanığa tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezaların içtima olanağının bulunmaması karşısında, 765 Sayılı TCK.na göre tayin edilecek cezaların içtimaının sonucuna göre koşullu salıverilme hükümleri dikkate alındığında sanığın özgürlüğünü daha az kısıtlayacağından, dolayısıyla da lehte olduğundan sanık hakkında 765 sayılı TCK.na göre ceza tayin edilip ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yanında gasp suçundan tayin edilen cezanın hücre cezasına çevrilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirmeyen müdahil yararına vekalet ücreti tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 20.04.2006 gününde Üye Mehmet Yalçın'ın karşıoyu ve oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
1- ÖLDÜRME SUÇU
Sanık, yağma suçunu işlemek için insan öldürme suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 82/1-h, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Aynı yasanın 53. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmedilmiştir.
Bu suçtan 765 Sayılı TCK.nun olayla ilgili 450/7, 31. maddeleri uyarınca verilecek ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezasıdır.
5237 Sayılı Yasa ile kurulan hüküm, yasal sonucu (güvenlik tedbirleri) yönünden, 765 Sayılı Yasa ile kurulacak hükme göre sanığın lehinedir. Bu görüş, genel kabul gören ve Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin içtihatlarında yer alan bir görüştür.
Şu halde, öldürme suçundan 5237 Sayılı Yasa ile hüküm kurulması yerinde olmuştur.
2- YAĞMA SUÇU
Sanık, silahlı yağma suçundan, 5237 Sayılı TCK.nun 149/1-a, 150/2. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Aynı yasanın 53. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmedilmiştir.
Bu suçtan 765 sayılı TCK.nun olayla ilgili 497/1, 31. maddeleri uyarınca verilecek ceza, en az 15 yıl hapis ve kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezasıdır.
5237 Sayılı Yasa ile kurulan hüküm, hem cezanın süresi, hem de yasal sonucu (güvenlik tedbirleri) yönünden sanığın lehinedir.
Şu halde, yağma suçundan 5237 Sayılı Yasa ile hüküm kurulması yerinde olmuştur.
3- İÇTİMA
CMUK.nun 403 ve 765 Sayılı Yasanın 73. maddeleri uyarınca, öldürme ve yağma suçlarından verilen cezaların toplanması için mahkemeden karar istenmesi her zaman mümkündür. Cezaların toplanmasına karar verilmemesi bozma nedeni sayılmamaktadır.
4- KARMA UYGULAMA
Öğreti ve uygulamada; cezaların toplanmasının bir infaz kurumu olduğu, toplamaya konu olan cezaların toplama sonunda belirlenen toplam cezadan ayrı olarak varlıklarını koruyup hüküm doğurdukları görüşü benimsenmiştir. (Prof. Dr. Kayıhan İçel, Prof. Dr. Füsun Sokulu-Akıncı, Dr. İzzet Özgenç, Dr. Adem Sözüer, Dr. Fatih S. Mahmutoğlu, Dr. Yener Ünver, Yaptırım Teorisi, İstanbul, 2000, sh. 277; YCGK. 08.10.2002, 179/354)
765 Sayılı Yasanın genel hükümleri arasında yer alan 68-77 maddeler, cezaların toplanması (infaz) ile ilgili hükümlerdir. Bu maddeler, sadece 765 Sayılı Yasa ile kurulan hükümler hakkında uygulanan maddeler değildir.
765 Sayılı Yasanın 10. maddesi, bu yasa ile özel ceza yasaları arasındaki bağı kuran bir maddedir. Bu madde, özel ceza yasaları ile hüküm kurulması halinde, cezaların toplanmasının 68-77. maddelere göre yapılmasına olarak veren bir maddedir. Böyle bir uygulama yapıldığı zaman karma uygulamanın varlığından söz edilemez.
1412 Sayılı CMUY.nın 403. maddesi, "cezaların infazı" alt başlığı altında yer alan, 765 Sayılı Yasa ile infaz hukuku arasındaki bağı kuran, cezaların toplanması (infaz) ile ilgili bir maddedir. Bu madde, bir kimse hakkında, hangi yasa ile kurulursa kurulsun, birden çok hüküm varsa, mahkemeden 765 Sayılı Yasanın 68-78. maddelerine göre cezaların toplanması kararı istenmesini zorunlu kılmaktadır.
765 Sayılı Yasa döneminde işlenen ve bu yasa kapsamına giren suçlar hakkında, lehe olduğu için 5237 Sayılı Yasa ile hüküm kurulması, 403. madde gereğince, 68-77. maddeler kapsamında toplama kararı alınması halinde, 5237 Sayılı Yasada cezaların toplanması, 765 Sayılı Yasada koşullu salıverilme için çekilmesi gerekirken sürelerle ilgili düzenlemeler bulunmadığı da gözönüne alındığında, özel ceza yasaları ile ilgili olarak belirtildiği gibi, burada da karma uygulamanın varlığından sözedilemez.
5- DERHAL UYGULAMA
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesine göre; Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir. Bu hükme göre, her bir ceza ayrı ayrı infaz edilecek, bu durum ise, hükümlünün koşullu salıverilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süre yönünden gözönüne alınacaktır.
68-77. maddelerde yer alan cezaların toplanması, çevrilmesi ve sınırlandırılmasına ilişkin ilkelere 99. maddede yer verilmemiştir. Bunun sonucu olarak, 765 Sayılı Yasa ile iki ayrı suçtan ayrı ayrı 20'şer yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılan bir kimsenin, koşullu salıverilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süre, 765 Sayılı Yasanın 77/1. maddesine göre 36 yıl üzerinden, 99. maddeye göre ise 40 yıl üzerinden hesaplanacaktır, örneğinde olduğu gibi, 99. madde, 68-77. maddelere göre aleyhe bir hükümdür.
5275 Sayılı Yeni İnfaz Yasasının 107. maddesi, koşullu salıverilme için çekilmesi gereken süreleri belirleyen ve 647 Sayılı eski infaz yasasına göre aleyhe düzenlemeler içeren bir hükümdür.
Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre yasayla sonradan aleyhe değiştirilirse, kişi bundan zarar görmemelidir. (İçtihadı Birleştirme kararı, 28.01.1974, 5-1).
Suçun işlenmesinden sonra yürürlüğe giren koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler ancak hükümlünün lehine ise uygulanır (5237 Sayılı TCY. m.7/2-3). Bu düzenleme ile, koşullu salıverilmeye ilişkin yasal düzenlemeleri maddi ceza hukuku kuralları olarak kabul eden yerleşmiş uygulama yasalaştırılmıştır.
5275 Sayılı Yasanın 99. maddesi ile getirilen düzenleme, bir tür koşullu salıverilme kurumudur. (Doç. Dr. Veli Özek, Yeni Türk Ceza Kanununun Anlamı, c.ı,2. Baskı, Sh. 518)
Cezaların toplanması ile ilgili düzenlemeler, koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreyi azaltan yada çoğaltan etkiye sahip oldukları için, koşullu salıverilme kurumu içinde değerlendirilmesi gereken düzenlemelerdir. Bu durumda, koşullu salıverilme ile ilgili olup 99 ve 107. maddelerden oluşan grup, yine koşullu salıverilme ile ilgili CMUK.nun 403, 765 Sayılı Yasanın 68-77 ve, 647 Sayılı Yasanın 19 ve ek 2. maddelerinden oluşan gruba göre aleyhedir ve derhal uygulanmamalıdır.
6- ÇAPRAZ UYGULAMA
Suçun işlendiği zamanın yasasına göre lehe olan kanun geçmişe etkili olur (765 Sayılı TCY m.2, 5237 Sayılı TCY m.7).Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir (5237 Sayılı Yasa m. 9/3).
765 Sayılı Yasanın 2. maddesindeki düzenleme ile ilgili olarak öğreti ve uygulamada benimsenen, somut olaya uygulanabilir birden çok yasa varsa, her bir yasa bir bütün olarak (aynı yasa içerisindeki maddi ceza hukuku ile infaza ilişkin düzenlemeler birlikte), ancak ayrı ayrı olaya uygulanır, ayrı ayrı her bir yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlenir, daha sonra lehe sonuç doğuran yasa bir bütün halinde uygulanır (YCGK, 30.03.2004, 46-78) yolundaki görüş, 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi ile yasalaştırılmıştır.
Bir olaya ilişkin hükümlerin belirlenmesinde 5237 Sayılı TCY ile 5275 Sayılı İnfaz Yasası hükümlerinin birlikte gözönünde bulundurulması gerekir yolundaki düşüncenin 5237 Sayılı Yasada yeralmasının benimsenmediği, böylece çapraz uygulamaya yol açıldığı belirtilmiştir. (Doç. Dr. İzzet Özgenç, Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi-Genel Hükümler, Ankara, 2005, Sh. 117-118)
Açıklanan yasal düzenlemeler, öğreti ve uygulamanın benimsediği görüşlerden; 765 Sayılı Yasa döneminde işlenen suçlarla ilgili hükümlerin lehe olan 5237 Sayılı Yasa ile kurulması halinde de, 5275 Sayılı Yasa öncesi dönemde yürürlükte ve bu yasa hükümlerine göre lehe olan koşullu salıverilme ile ilgili hükümleri uygulamak gerektiği anlaşılmıştır.
7- DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ
Makul süre içinde yargılanma sanığın hakkıdır (İHAS m. 6/1; Ay M.19/6, 141/4; Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.14/3; CMK. m. 190).
Kural olarak, her davanın bir konusu vardır. Her dava sonunda, o uyuşmazlık hakkında bir hüküm kurulur. Davalar arasında, davaları birbirine bağlayan ortak nokta (bağlantı) varsa, bu davalara bağlantılı davalar denir. Ancak bu bağlantı nedeniyle davalar tek bir mahkemede birleştirilebilir.
Yasa koyucunun birleştirmenin mutlaka yapılmasını emrettiği haller dışında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilerek görülebilmesi takdire bağlıdır (CMUK. m.2, 3, 4, 12; CMK. m. 9, 10, 11, 16/1). Bu takdir hakkı, birleştirme olanağının bulunup bulunmadığı ve birleştirmede yarar bulunup bulunmadığına göre kullanılır.
Davalar arasındaki bağlantı sıkı ise, başka bir anlatımla, ispat kolaylığı sağlama, çelişik kararlar verilmesini önleme, zaman, emek ve gider yönünden yararı varsa davalar birleştirilmeli, yoksa birleştirilmemelidir. (Kunter-Yenisey, Ceza Muhakemesi Hukuku, 10. Baskı, sh.279 vd; Centel-Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, 3. Baskı, sh.440)
Birleştirme için, birleştirme olanağının bulunması, başka bir anlatımla davaların aynı derecede, aynı safhada olmaları gerekir. Duruşma devresi bitmekte olan bir dava ile daha duruşma hazırlığı yapılmakta olan bir dava birleştirilmemelidir. Biri son soruşturma safhasında olan bir dava ile diğeri yasa yolu safhasında olan bir dava birleştirilemez. (Kunter-Yenisey, aynı eser, sh.279 vd; Centel-Zafer, aynı eser, sh.440)
Birleştirme yasağının bulunduğu hallerde davalar bağlantı nedeniyle birleştirilemez (Örneğin, 5395 Sayılı ÇKK m.17).
Cezaların toplanması ile ilgili maddeler (68-77); infaza ilişkin olan, hükümde uygulanmaması veya yanlış uygulanması halinde kazanılmış hak yaratmayan, mahkemeden her zaman karar alınmasına olanak veren, uygulanmaması halinde bozma nedeni sayılmayan, belirtilen nedenlerle de davaların birleştirilmesini zorunlu kılmayan hükümlerdir.
8- ÖRNEK OLAYLAR
Sanık, (A) mahkemesinin yargılama çevresinde (x) suçunu işledi. Yargılama sürerken 5237 Sayılı Yasa yürürlüğe girdi. (A) mahkemesi, sanığı, 5237 Sayılı Yasanın 81, 62. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla (765 Sayılı Yasanın 449, 59. maddeleri uyarınca verilecek 30 yıl ağır hapse göre lehe) cezalandırdı. Hüküm kesinleşti.
Daha sonra sanığın, 765 Sayılı Yasa döneminde, (B) mahkemesinin yargılama çevresinde işlediği (Y) suçu ortaya çıktı. (B) mahkemesi sanığı, 5237 Sayılı Yasanın 81, 62. maddeleri uyarınca 25 yıl ağır hapis cezasıyla (765 Sayılı Yasanın 449, 59. maddeleri uyarınca verilecek 30 yıl hapse göre lehe) cezalandırdı. Bu hüküm de kesinleşti.
Davalar arasında suçların aynı kişi tarafından işlenmesinden başka bir bağlantı bulunmamaktadır.
Cezaların infazı nasıl yapılacaktır?
Çoğunluk görüşüne göre, karma uygulama olacağı için, 765 Sayılı Yasaya göre cezaların içtimaı mümkün değildir. Cezaların çektirilmesi ile ilgili iki yasa vardır. Biri 647 Sayılı İnfaz Yasası, diğeri 5275 Sayılı Yeni İnfaz Yasasıdır. 647 Sayılı Yasaya göre (m.19), bu yasada cezaların sınırlandırılmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı için, 50 (25+25) yılın 1/2'si üzerinden ayda 6 gün indirim yapılarak koşullu salıverilme için çektirilecek süre belirlenir. 5237 Sayılı Yasaya göre ise (m.107), koşullu salıverilme için 50 yılın 2/3'sinin çekilmesi gerekir.
Karşı görüşe göre; suçların işlenmesinden sonra yürürlüğe giren koşullu salıverilme (cezaların toplanması ve çekilmesi gereken süreler) ile ilgili aleyhe hükümler derhal uygulanamayacağında, 77/1. madde uyarınca cezalar 36 yıl olarak içtima ettirilecek, çekilmesi gereken süre, 647 Sayılı Yasaya göre 36 yılın yarısı (18 yıl) üzerinden ayda 6 gün indirim yapılarak belirlenecektir.
Çoğunluk görüşü failin aleyhine olduğuna, (A) ve (B) mahkemelerince verilen hükümler yerine 765 Sayılı Yasa ile yeniden hüküm kurulması da mümkün olmadığına göre; (A) ve (B) mahkemelerine, sanığın başka suçları bulunup bulunmadığını araştır, varsa dava açılmasını bekle, açılması halinde davaların tek bir mahkemede birleştirilmesini ve tek bir hükümle sonuçlandırılmasını, Örneğin, (X) ve (Y) suçlarından 765 Sayılı Yasa ile cezalandırılmayı sağla denilebilecek midir? Denilebilecekse, sözü edilen araştırma ve bekleme ne zamana kadar sürecektir?
Davaların birleştirilmesinde yarar bulunmaması, davaları birleştirme olanağının bulunmaması ve davaları birleştirme yasağının bulunması durumunda davalar birleştirilmeyeceğine göre; birleştirme halinde farklı, aksi halde farklı hükümlerin verilmesi kabul edilecek midir?
Davaların birleştirilmesi, (X) ve (Y) suçlarından lehe olan 5237 Sayılı Yasa yerine 765 Sayılı Yasa ile hüküm kurulması halinde, infaz aşamasında yürürlüğe giren bir yasa (X) ve (Y) suçlarını oluşturan eylemlerden birini suç olmaktan çıkarırsa, fail, diğer suç yönünden haketmediği bir ceza ile cezalandırılmış olmaz mı?
(A) ve (B) mahkemelerine yöneltilen sorulara evet demenin ve diğer sorulara yanıt bulmanın kolay olmadığı, yargılama ve infaz aşamalarında ülke genelinde yaratacağı sorunlar, eşitsizlik ve adaletsizlikler gözönüne alınmalı, çoğunluk görüşü yerine, gösterilen örnekler, somut olayımız ve sayısız benzer durumlarda karşılaşılacak sorunlara çözüm üreten karşı görüş benimsenmelidir.
9- SONUÇ
Öldürme ve yağma suçlarından 5237 Sayılı Yasa ile hüküm kurulmasının yerinde olduğu, cezaların toplanması için mahkemeden her zaman karar istenebileceği, bu nedenlerle kararın onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy