(5237 S. K. m. 49, 270)
Dava: Sami Karip'i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Mehmet Salih Fırat, adli mercileri yanıltmaktan sanık Cumali Fırat'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2005 gün ve 349/291 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık Mehmet Ali Fırat duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık Mehmet Salih Fırat hakkında duruşmalı, müdahil vekilinin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Sanık Mehmet Salih hakkında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gerekçe gösterilerek teşebbüs nedeniyle yazılı şekilde ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mehmet Salih'in kasten öldürmeye teşebbüs, sanık Cumali'nin suç üstlenme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mehmet Salih müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede tahrikin varlığına, takdiri indirim sebebi bulunduğuna, teşebbüs nedeniyle asgari hadden ceza verilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Mehmet Salih hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık Cumali'nin suçu ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Sanık Cumali'nin, babası Mehmet Salih'in işlediği suçu üstlenmesi eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 270. maddesine girer nitelikte olup, maddede cezanın alt sınırı gösterilmediğinden aynı kanunun 49. maddesi hükmüne göre cezanın alt sınırın 1 ay hapis olduğunun kabulü gerektiği, babasını cezadan kurtarmak amacıyla suçu üstlendiğinden verilen cezadan 3/4 oranında indirim yapılabileceği gibi tamamen de kaldırılabileceğinin öngörülmesi karşısında 5237 Sayılı TCK. hükümlerinin sanık lehine sonuç doğurabileceği gözetilmeksizin 5237 Sayılı Kanunun 270. maddesinin yanlış yorumlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden, sanık Cumali müdafi ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 19.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy