(5237 S. K. m. 87)
Dava: Öldürmek kastı olmaksızın müessir fiil sonucu Salih Sarıoğlu'nun ölümüne sebebiyet vermekten sanıklar Hüseyin Gülşen ve Hasan Tuştaş, işbu suçta resmi makamları yanıltmaktan adı geçen sanık Hüseyin Gülşen'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Hüseyin'in resmi merciileri yanıltmaktan, sanık Hasan'ın öldürme suçlarından hükümlülüklerine, sanık Hüseyin'in öldürme suçundan beraatine ilişkin İzmir Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.07.2005 gün ve 170/268 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Hasan'ın kastın aşılması suretiyle adam öldürme ve sanık Hüseyin'in resmi merciileri aldatmak suçlarının sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, sanık Hüseyin hakkında cezayı azaltıcı bir sebebin bulunmadığı ve sanık Hasan hakkında takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Hüseyin hakkında öldürmek suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Hasan müdafiinin eksik incelemeye, sübutun bulunmadığına; sanık Hüseyin müdafiinin sübutun olmadığına; müdahil vekilinin eksik incelemeye, sanık Hüseyin yönünden öldürme suçunda sübutun bulunduğuna, sanıklar hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık Hüseyin hakkında verilen beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanıklar Hasan ve Hüseyin hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
a) Sanık Hasan hakkında kastın aşılması suretiyle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, olayda bıçak kullanılmış olması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK. nun 87. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde aynı maddenin birinci cümlesi ile karar verilmesi,
b) Sanıklar Hasan ve Hüseyin hakkında 5237 sayılı TCK. ile 765 sayılı TCK. nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın da ona göre yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, yetersiz karşılaştırma gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık Hasan müdafii, sanık Hüseyin müdafii ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sanıklar Hasan ve Hüseyin hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 21.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy