(765 S. K. m. 59, 450, 497) (5237 S. K. m. 7, 53, 62, 82, 149) (5252 S. K. m. 9)
Gasp suçunu kolaylaştırmak maksadıyla Hacer Eryiğit'i öldürmekten ve gasptan sanıklar Hayrullah Sert ile Ahmet Karol'un yapılan yargılanmaları sonunda, 765 s. TCK. nun 450/7, 59, 497/1, 59, maddeleri gereğince müebbet ağır hapis cezası verilen ve kesinleşen bu karara karşı hükümlünün 5237 s. Kanunun uygulanması ile ilgili uyarlama talebi üzerine 5237 S. Kanunun 82/1-h, 62, 53, 149/1-c-h, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet ve 16 sene 4 ay hapis cezasına dair Denizli İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2005 tarih ve 304/373 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki hükümlüler vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü Hayrullah Sert ve Ahmet Karol hakkında, gasp suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için adam öldürme ve geceleyin gasp suçundan, 765 S. Türk Ceza Kanunu uygulanarak verilmiş ve kesinleşmiş olan hükümlerin, 5237 S. Türk Ceza Yasası'nın 7/2 ve 5252 S. Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi gereğince yeniden ele alınıp, lehe olan kanunun belirlenmesi ve uygulanmasında; hükümlüler hakkındaki 5237 S. Kanunun uygulanması durumunda verilebilecek cezalar bakımından içtima olanağı bulunmadığından, 765 S. Kanuna göre verilmiş hükümlerin içtima sonucuna göre koşullu salıverme hükümleri dikkate alındığında özgürlüğünü daha az kısıtlayacağı, dolayısıyla lehte bulunduğu açıkça anlaşıldığından, 765 S. Türk Ceza Yasasına göre verilmiş ve kesinleşmiş hükümlerin aynen infazına hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi,
Usule aykırı ve hükümlü Hayrullah müdafii ile hükümlü Ahmet müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Üye Mehmet Yalçın'ın hükümlerin onanmasına yolundaki karşı oyu ve oyçokluğu ile 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
1- Hükümlüler, yağma suçunu işlemek için insan öldürmek suçundan 765 S. TCK. nun 450/7, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca müebbet ağır hapis ve kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezası ile cezalandırılmışlardır.
Bu suçtan uyarlama sonucu 5237 S. TCK. nun 82/1-h, 62, 53. maddeleri uyarınca verilen ceza müebbet hapis cezasıdır. Burada, 31. madde uyarınca verilen kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezasının yerini, 53. maddenin uygulanması sonucu verilen hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (güvenlik tedbirleri) almıştır.
Öldürme suçunda 5237 S. Kanun ile kurulan hüküm, kanuni sonucu (güvenlik tedbirleri) yönünden hükümlülerin lehinedir.
Yasal sonucu yönünden lehe ise, 765 S. Kanun yerine 5237 S. Kanun ile hüküm kurulmalıdır görüşü, genel kabul gören ve Yargıtay Birinci Ceza Dairesince de benimsenen (örneğin, 14.03.2006 tarih ve 225/653 s. karar) bir görüştür.
2- Hükümlüler, yağma suçundan 765 S. Kanunun 497/1, 59, 31 ve 33. maddeleri uyarınca 12 yıl 6'şar ay ağır hapis ve kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezası ile cezalandırılmışlardır.
Bu suçtan uyarlama sonucu 5237 S. Kanunun 149/1-c, h, 62, 53. maddeleri uyarınca verilen ceza 8 yıl 4 ay hapis cezasıdır. Öldürme suçunda olduğu gibi burada da, kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezasının yerini güvenlik tedbirleri almıştır.
Yağma suçundan 5237 S. Kanun ile kurulan hüküm, hem hapis cezasının süresi, hem de kanuni sonucu yönünden hükümlülerin lehinedir.
3- Hükümlüler, öldürme ve yağma suçlarından 765 S. Kanun ile verilen cezaların 765 S. Kanunun 73. maddesi uyarınca toplanması sonucu, 2'şer yıl süreyle geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırılmışlardır. Kamu hizmetlerinden süresiz yasaklanma cezası her iki suç yönünden varlığını korumuştur.
Öldürme ve yağma suçlarından 5237 S. Kanun ile hüküm kurulması, verilen cezaların 765 S. Kanunun 73. maddesi uyarınca toplanması halinde, yukarda belirtilen lehe durumlara, yağma suçundan verilen hapis cezasının süresindeki azalmaya bağlı olarak hücrede bırakılma süresinin azalması da eklenecektir.
4- Koşullu salıverilmeye ait olan, 5275 S. Yeni İnfaz Kanununun 99 ve 107. maddelerinden oluşan grup, yine koşullu salıverilmeye ait olan, 1412 S. CMUK. nun 403, 765 S. Kanunun 68, 77, 647 S. İnfaz Kanununun 19, ek 2. maddelerinden oluşan gruba göre aleyhedir ve 5237 S. Kanunun 7/2-3. maddelerine göre de derhal uygulanamaz.
5- 765 S. Kanun döneminde işlenen ve bu kanun kapsamına giren suçlar hakkında, lehe olduğu için 5237 S. Kanun ile hüküm kurulması, 1412 s. Yasanın, emredici 403. maddesi uyarınca, 765 s. Kanunun 68-77. maddeleri kapsamında cezaların toplanması kararı alınması halinde, 5237 S. Yasada cezaların toplanması, 765 s. Yasada koşullu salıverilme için çekilmesi gereken sürelerle ilgili düzenlemeler bulunmadığı da göz önüne alındığında, burada karma uygulama yapılmıştır denemez.
6- Bir olaya uygulanacak hükümlerin belirlenmesinde 5237 S. TCK. ile 5237 s. İnfaz Kanunu hükümlerinin birlikte gözönünde bulundurulmasını gerektiren bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.
7- 765 S. Kanunun cezaların toplanmasına ait 68- 77. maddeleri; infaza ait olan, hükümde uygulanmaması veya yanlış uygulanması halinde kazanılmış hak yaratmayan, mahkemeden her zaman toplama kararı alınmasına olanak veren, uygulanmaması halinde bozma sebebi sayılmayan ve davaların birleştirilmesini zorunlu kılmayan hükümlerdir.
8- A) Örnek:
Sanık, (A) mahkemesinin yargı çevresinde (x) suçunu işledi. Yargılama sürerken 5237 S. Kanun yürürlüğe girdi. (A) mahkemesi, sanığı, 5237 S. Kanunun 81, 62. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla (765 S. Kanunun 449, 59. maddeleri uyarınca verilecek 30 yıl ağır hapse göre lehe) cezalandırdı. Hüküm Yargıtay'ca onanarak kesinleşti.
Daha sonra sanığın, 765 S. Kanun döneminde, (B) mahkemesinin yargı çevresinde işlediği (Y) suçu ortaya çıktı. (B) mahkemesi sanığı, 5237 S. Kanunun 81, 62. maddeleri uyarınca 25 yıl ağır hapis cezasıyla (765 S. Kanunun 449, 59. maddeleri uyarınca verilecek 30 yıl hapse göre lehe) cezalandırdı. Bu hüküm de Yargıtay'ca onanarak kesinleşti.
Davalar arasında suçların aynı kişi tarafından işlenmesinden başka bir bağlantı bulunmamaktadır.
Cezaların infazı nasıl yapılacaktır?
Cezaların çektirilmesine ait iki kanun vardır. Biri, 647 S. İnfaz Yasası; diğeri, 5275 S. Yeni İnfaz Yasasıdır. Bu yasalarda cezaların sınırlandırılmasına ait bir hüküm bulunmamaktadır.
Çoğunluk görüşünün benimsenmesi halinde koşullu salıverme için çekilmesi gereken süre; 647 s. Kanuna göre (m.19, ek m.2), 50 (25+25) yılın 1/2'si üzerinden ayda 6 tarih indirim yapılarak belirlenecek; 5275 S. Kanuna göre ise (m.99, m.107), 28 yılı geçmemek üzere 50 yılın 2/3'si olacaktır.
Karşı görüşe göre; 765 S. Kanunun 77/1. maddesi uyarınca cezalar 36 yıl olarak toplanacak, 647 S. Kanuna göre, 36 yılın 1/2'si (18 yıl) üzerinden ayda 6 tarih indirim yapılacak ve koşullu salıverme için çekilmesi gereken süre belirlenecektir.
B) Olayımızdaki insan öldürme suçunu örnekteki (x) suçunun, yağma suçunu örnekteki (y) suçunun yerine koyalım ve cezaların nasıl infaz edileceği üzerinde duralım.
Çoğunluk görüşünün benimsenmesi halinde koşullu salıverilme için çekilmesi gereken süre; 647 S. Kanuna göre (m.19, ek m.2), 28 yıl 4 ayın ((x) suçu için 20 yıl, (y) suçu için 8 yıl 4 ay) 1/2'si üzerinden ayda 6 tarih indirim yapılarak; 5275 S. Kanuna göre (m.99, m.107), 8 yıl 4 ayın 2/3'si ((y) suçu için) ile 24 yıl ((x) suçu için) toplanarak belirlenecektir.
Karşı görüşün kabulü halinde koşullu salıverilme için çekilmesi gereken süre; 647 S. Kanuna göre (m.19, ek. m.2), 20 yıl üzerinden ayda 6 tarih indirim yapılarak belirlenecektir. Bu sürenin 765 s. Kanunun 73/2. maddesi uyarınca belirlenecek kısmı hücrede geçirilecektir.
Görüldüğü gibi, çoğunluk görüşü, gösterilen örnek ve somut olayda aleyhe sonuç doğurduğuna, 765 S. Kanunun 70, 71, 73 ve 77. maddelerinin uygulanması gereken her olayda da aleyhe olacağına, (A) ve (B) mahkemelerince verilen hükümler yerine 765 S. Kanun ile yeniden hüküm kurulması da mümkün olmadığına göre; (A) ve (B) mahkemelerine, sanığın başka suçları bulunup bulunmadığını araştır, varsa dava açılmasını bekle, açılması halinde davaların tek bir mahkemede birleştirilmesini ve tek bir hükümle sonuçlandırılmasını (Örneğin, (X) ve (Y) suçlarından 765 S. Kanun ile cezalandırılmayı) sağla denilebilecek midir? Denilebilecekse, sözü edilen araştırma ve bekleme ne zamana kadar sürecektir? Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin kararlarında (örneğin, 14.03.2006, 225-653; 10.04.2006, 1114-1235; 12.04.2006, 903-1326; 12.04.2006, 846-1327; 13.04.2006, 504-1339) bu sorulara olumlu yanıt verildiğini gösteren bir görüşe yer verilmediğine göre, davaların tek bir mahkemede ve tek bir hükümle sonuçlandırılması nasıl sağlanacaktır?
Davaların birleştirilmesinde yarar bulunmaması, davaları birleştirme olanağının bulunmaması ve davaları birleştirme yasağının bulunması (örneğin, 5395 S. ÇKK m.17) durumunda davalar birleştirilmeyeceğine göre; birleştirme halinde farklı, aksi durumda farklı hükümlerin verilmesi kabul edilecek midir?
Davaların birleştirilmesi, (X) ve (Y) suçlarından lehe olan 5237 S. Kanun yerine 765 S. Kanun ile hüküm kurulması halinde, infaz aşamasında yürürlüğe giren bir kanun (X) ve (Y) suçlarını oluşturan eylemlerden birini suç olmaktan çıkarırsa, fail, sair suç yönünden haketmediği bir ceza ile cezalandırılmış olmaz mı?
(A) ve (B) mahkemelerine yöneltilen sorulara evet demenin ve sair sorulara yanıt bulmanın kolay olmadığı, yargılama ve infaz aşamalarında ülke genelinde yaratacağı sorunlar, eşitsizlik ve adaletsizlikler gözönüne alınmalı, çoğunluk görüşü yerine, gösterilen örnek, somut olay ve sayısız benzer durumlarda karşılaşılacak sorunlara çözüm üreten karşı görüş benimsenmelidir.
9- Sonuç:
Öldürme ve yağma suçlarından lehe olan 5237 s. Kanun ile hüküm kurulmasının yerinde olduğu, 1412 s. Kanunun 403 ve 765 s. Kanunun 73/2. maddeleri uyarınca cezaların toplanması için mahkemeden her zaman karar istenebileceği, bu sebeplerle hükümlerin onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy