(1412 S. K. m. 317, 318) (765 S. K. m. 55, 448, 456) (5237 S. K. m. 50, 52) (5395 S. K. m. 23, 24) (647 S. K. m. 4) (YCGK 20.04.2004 T. 2004/1-47 E. 2004/101 K.)
Dava: Mustafa Ertürk'ü kasten öldürmekten, Hüseyin Canip Bozkurt, Ufuk Yıldırım ile Kenan Tan'ı ayrı ayrı yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık İsa Eren Aslan'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ait Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.06.2005 tarih ve 131/54 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii ile müdahiller vekili duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi hakkında kararda açıklanan sebeple duruşmasız, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava: 1- Adam öldürmek suçu yönünden davaya katılan müdahiller vekilinin yetkisi bulunmadığından;
a- Sanık hakkında etkili eylem ve 6136 S. Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz isteğinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca,
b- Duruşmalı inceleme isteğinin ise CMUK. nun 318. maddesi uyarınca, reddine karar verilmiştir.
2- Adam öldürme suçunda 765 S. TCK. nun 55/3. maddesinin uygulanması sırasında hapis cezası 5 yıl 4 ay yerine 5 yıl 5 ay yazılması, tayin edilen sonuç ceza miktarı nazara alındığında mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun biçimde yaralama suçları hariç sair suçların suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede meşru savunma hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine vesaireye, müdahiller vekilinin tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerekmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A) Oluş ve delillere göre; maktulün, aralarında kız yüzünden çekişme bulunan sanığı iki arkadaşıyla birlikte nişan merasimine geldiklerini görmesi üzerine yanına çağırıp mağdurlarla birlikte tekme tokat dövmeye başladıklarında yere düşen sanığın tabancayı çekmesi üzerine kaçmaya başladıkları, sanığın da yakın mesafeden kaçmakta olan maktul ve mağdurları hedef alarak çok sayıda ateş etmesi sonucu, maktulün sırtından aldığı isabetle öldüğü, mağdur Hüseyin'in omuz arka kısmı ve sağ poplitealden iki isabetle 15 gün iş ve gücüne engel, mağdur Ufuk'un sol gluteal arka üst dıştan bir isabetle 15 gün iş ve gücüne engel ve mağdur Kenan'ın batın arka sağ arkus kostarumda bir isabetle 5 gün iş ve gücüne engel olacak biçimde yaralandıkları olayda;
a- Suçta kullanılan silahın niteliği, atış mesafesi, hedef alınan vücut nahiyesi ve isabet yerleri nazara alındığında sanığın mağdurlarla ilgili olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu sebeple her bir mağduru öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yalnızca hasıl olan sonuçtan hareketle suç vasfının yaralama olarak kabul edilmesi,
b- Sanığın yarasının basit nitelikte olması, maktül ve arkadaşlarının herhangi bir silah kullanmaması, zaten sayıca az olan rapor kapsamındaki bir kısım yaraların öldürme fiili sonrası meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, maktül ve arkadaşlarından kaynaklanan haksız hareketlerin basit tahrik düzeyinde kaldığı gözetilmeden yazılı biçimde ağır tahrik hükümlerinin uygulanması,
B) Kabule göre;
a- Suç gününde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında etkili eylem ve 6136 S. Kanuna muhalefet suçları sebebiyle hüküm gününden sonra yürürlüğü giren 5395 S. Çocuk Koruma Yasası'nın 23 ve 24. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
b- Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.04.2004 tarih ve 47/101 s. kararında açıklandığı üzere vekalet ücretinin katılanlar yerine vekillerine verilmesi,
c- Etkili eylem ve 6136 S. Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerde 5237 S. TCK. hükümleri lehe kabul edildiği durumda verilen hapis cezalarının aynı kanunun 50 ve 52. maddeleri uyarınca paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde 647 S. Kanunun 4. maddesinin uygulanması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup C.Savcısının, müdahiller vekilinin ve sanık müdafiinin duruşmalı incelemede sunduğu temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 05.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy