(5237 S. K. m. 39, 62)
Dava: İşlemiş oldukları suçu gizlemek, delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve de kendilerini cezadan kurtarmak maksadıyla Ahmet Kavak, Ayşe (Akça) Kavak, Şuheda Nur Kavak ve Tuna Kavak'ı aynı sebep ve kasıt altında birlikte öldürmekten ve gasptan sanıklar Halil Veren, Deniz Boyacı ile Musa Boyacı'nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ait Zonguldak Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2005 tarih ve 191/171 s. hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca tetkiki C.Savcısı ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun biçimde suçların niteliği tayin, uygulanan sanıklar yönünden takdire ait cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Deniz müdafiinin eksik incelemeye ve sübuta, Musa müdafiinin sübuta, kabule göre de yaşı küçük maktüllere karşı eyleminden suç vasfına, Halil müdafiinin sübuta ve kazanılmış haklarının dikkate alınmadığına, Cumhuriyet Savcısının sanıklar Deniz ve Halil yönünden yaşı küçük maktüllere karşı eylemlerinde asli fail gibi cezalandırılma gerekçelerinin kararda gösterilmemiş olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının sair temyiz itirazlarına gelince;
765 S. TCK. hükümleri uyarınca uygulama yapılması halinde sanıkların cezaevinde kalacakları süre bakımından içtima sonucu verilecek cezalar sanıklar lehine olup, 5237 S. Kanun hükümlerinin uygulanmasında hükmolunan cezaların içtima ettirilmemesi nedeniyle, sanıkların aleyhine sonuç doğurduğu gözetilmeden, 765 S. Kanun hükümleri uyarınca karar verilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Sanıklar hakkında maktüllere yönelik eylemlerinden hüküm kurulurken ceza maddelerinin kazanılmış hak olamayacağı, kazanılmış hakkın ancak sonuç ceza miktarı ile sınırlı olacağı cihetle uyulan bozma ilamına göre uygulanması gereken maddeler uyarınca ceza tayin edilip, bu cezanın kazanılmış hak olan ceza seviyesine indirilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kazanılmış hak olmayan TCK. nun 39 ve 62. maddelerinin tatbiki ile hüküm tesisi ve bu suretle yapılan uygulama sonucu ayrıca sanık Deniz hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanıklar müdafiileri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 08.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy