(765 S. K. m. 296)
Dava: Ahmet Öztürk'ü kasten öldürmekten sanıklar Muharrem Vatansever, Halil Erdem ile İlhan Ayışık'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Bursa Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2005 gün ve 375/195 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahil vekili tarafından da istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanıklar hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Sanık Muharrem hakkında ek iddianame ile açılan davaya usulüne uygun müdahale talebinde bulunulmadığı ve müdahale kararı da verilmediği anlaşıldığından; sanık Muharrem hakkında kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmayan müdahiller vekilinin CMUK. 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Temyiz kapsamına göre, sanıklar İlhan, Halil ve Muharrem hakkında adam öldürme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Halil hariç diğer sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık İlhan müdafiinin temyiz dilekçesinde, sanık Muharrem müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
a- 765 sayılı TCK. nun 296. maddesinde belirtilen suç delillerini gizlemek suçunu adam öldürme suçuna dönüşmeyeceği cihetle, sanık Halil hakkında usulüne uygun olarak iddianame ile kamu davası açılmadan yazılı şekilde adam öldürme suçundan hüküm kurulması,
b- Sanık Halil lehine maktulün haksız tahrik oluşturacak eylemi bulunup bulunmadığı hususunda, olay öncesi kahvehanede sanık Halil'le maktul arasında geçen tartışmayı gördükleri belirtilen Şener ve Yükselin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla beyanları tespit edilmeden eksik soruşturma ile karar verilmesi,
c- Kararın gerekçesinde, olay sırasında maktül Ahmet'in sanık Halil'e yönelik haksız tahrik oluşturacak bir eyleminin olmadığı gibi tartışma ve sürtüşmeyi yaratanın sanık Halil olduğu açıkça anlaşılmaktadır. denilmesine rağmen, akabinde sanık Halil yönünden lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yönünde çoğunluk görüşü oluşmuş denilerek ve sanık lehine haksız tahrik hükmü de uygulanmayarak çelişkiye düşülmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık İlhan, Halil ve Muharrem müdafilerinin ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık Halil hakkındaki hükmün bu nedenle, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin de sanık Halil hakkında kurulacak hükümle olan irtibatları nedeniyle, resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirdiği süreler nazara alınarak sanık İlhan'ın ve sanıklar Halil ve Muharrem müdafiilerinin tahliye istemlerinin reddine, 21.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy