(765 S. K. m. 73, 450) (6136 S. K. m. 13) (5275 S. K. m. 25) (5237 S. K. m. 7) (647 S. K. m. 19, Ek m. 2)
Taammüden adam öldürmek ve ruhsatsız silah bulundurmak suçlarından hükümlü
.. 4771 sayılı Kanun'un 1/A maddesi ile değişik 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 450/4, 73, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1. maddeleri gereğince 10 gün süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2003 tarihli ve 2000/406 esas, 2003/76 sayılı kararının infazında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 25. maddesinde belirtilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 5218 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliyesinin 25 yıla göre ve ayda 6 gün indirim yapılarak, İnfazının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılmasına, 5275 sayılı Kanun'un hükümlünün, aleyhine olduğundan bu infaz yasasıyla ilgili hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2006 tarihli ve 2006/6 değişik iş sayılı kararma yapılan itirazın reddine ilişkin, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2006 tarihli ve 2006/525 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
21.07.2004 tarihli ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5218 sayılı Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un Geçici 11. maddesinde yer alan ölüm cezaları 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenlerin kesinleşmiş cezaları bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüşür. Bu hükümlülerin ceza infaz kurumunda geçirecekleri süre ile infaz usulü, hükmü veren mahkeme tarafından ve dosya üzerinden saptanır. şeklindeki düzenleme ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun'un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı başlıklı 25. maddesindeki düzenleme karşısında, infaz süresinin hesaplanmasında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un uygulanması hükümlü lehine ise de infaz rejimi açısından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5377 sayılı Kanunla değişik 7. maddesi 3. fıkrasında yer alan Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır hükmü karşısında 5275 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekliği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü'nün 30.06.2006 tarih ve 30186 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2006 tarih ve 160046 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
I) Olay: Hükümlü
. hakkındaki dosya kapsamından:
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2003 tarih ve 2000/406 esas ve 2003/76 sayılı kararıyla, 4771 sayılı Kanun'un 1/A maddesi dikkate alınarak 765 sayılı TCK'nun 450/4, 73 ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddeleri gereğince 10 gün süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmış, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2006 tarih, 2006/6 değişik iş sayılı kararıyla bu cezasının 647 sayılı Yasanın 5218 sayılı Yasayla değişik 19 ve ek-2. maddeleri uyarınca 25 yıl üzerinden ayda 6 gün indirim yapılarak koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasına, ayrıca hükümlünün aleyhine olduğundan 5275 sayılı Yasanın hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş bu karara karşı yapılan itirazın, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2006 tarih ve 2006/525 sayılı kararıyla reddedildiği;
Anlaşılmıştır.
II.) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Kanun yararına bozma istemi, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun'un, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı başlıklı 25. maddesindeki düzenleme karşısında, infaz süresinin hesaplanmasında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un uygulanması hükümlü lehine ise de infaz rejimi açısından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5377 sayılı Kanunla değişik 7. maddesi 3. fıkrasında yer alan Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır hükmü karşısında 5275 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine, aksine karar veren mahkeme kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III) Hukuksal değerlendirme:
5237 sayılı TCY'nın 7. maddesinin, 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 3. fıkrasında: Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır hükmü yer almaktadır. Bu fıkrada tüketici yöntemle sayılan infaz rejimine ilişkin kurumlar dışında kalan diğer kurumlar açısından derhal/anında uygulanma ilkesi kabul edilmiştir. Başka bir anlatımla, erteleme, tekerrür ve koşullu salıverilme kurumları söz konusu olduğunda lehteki yasa hükümleri belirlenerek ona göre işlem yapılmalıdır. Ancak, anılan bu kurumlar dışında kalan infaz rejimine ilişkin diğer tüm kurumlar ise derhal uygulanmalıdır. Derhal uygulanmadan amaç suçun işlendiği tarihe bakılmaksızın ve lehteki yasa araştırılmaksızın işlem tarihinde yürürlükteki yasanın uygulanmasıdır.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. maddesi içeriği ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının infaz rejimine ilişkin bulunmakla birlikte, 5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesinde belirtilen, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olmadığından derhal uygulama ilkesi kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu açıklamalar bağlamında somut olay değerlendirildiğinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlünün koşulları oluştuğunda, 647 sayılı Yasanın 5218 sayılı Yasayla değişik 19 ve ek 2. maddeleri gereğince 25 yıl üzerinden ayda 6 gün indirildikten sonra belirlenen süre kadar infaz kurumunda kaldıktan sonra koşullu salıverilmesinin hükmü yerinde olmakla birlikte, hükümlü aleyhine olduğu gerekçesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun derhal uygulama ilkesine tabi 25. maddesinin uygulanmasını önleyecek ve infazı kısıtlayacak şekilde hükmü içeren karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
IV) Sonuç:
Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2006 tarih ve 2006/525 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 05.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy