(5271 S. K. m. 185, 193, 196) (5395 S. K. m. 23) (5237 S. K. m. 31/2, 82)
Dava: Gasp suçunu kolaylaştırmak maksadıyla Sema Yavuz'u birlikte fer'i fail şekilde öldürmekten, ırza geçmek ve ırza geçmeye eksik derecede teşebbüsten ve gasptan sanıklar Mehmet Ali Ş., Mikail Ü., Volkan D., Caner A. ile Gökhan C.'in yapılan yargılanmaları sonunda hükümlülüklerine ilişkin Ankara Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.06.2006 gün ve 419/223 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş sanık Mehmet Ali Ş.duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık Mehmet Ali Ş.hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık Mikail'in suç tarihinde, yargılama sırasında ve hüküm tarihinde 18 yaşını bitirmemiş olduğundan 5271 Sayılı CMK. nun 185. maddesi uyarınca duruşmanın kapalı yapılması, hükmün de kapalı duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeksizin, nihai hükmün kurulduğu duruşmanın açık yapılması, giderilmesi olanaklı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olan sanıklar Volkan, Gökhan ve Mikail'e yüklenen suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza miktarları itibariyle 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin uygulanma şartları mevcut olmadığından, sanıklar hakkında ırza geçme suçundan tayin olunan ceza ile ilgili olarak 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Sanık Mehmet Ali Ş. hakkında kurulan hükümlerle ilgili olarak;
5237 Sayılı TCK. na göre sanığa tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezaların içtima olanağının bulunmaması karşısında, 765 Sayılı TCK. na göre tayin edilecek cezaların içtimaının sonucuna göre koşullu salıverilme hükümleri dikkate alındığında sanığın özgürlüğünü daha az kısıtlayacağından, dolayısıyla da lehte olduğundan sanık hakkında 765 Sayılı TCK. na göre ceza tayin edilip müebbet hapis cezası yanında yağma ve ırza geçme suçlarından tayin edilen cezaların hücre cezasına çevrilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıklar Volkan, Gökhan ve Caner hakkında kurulan hükümlerle ilgili olarak;
CMK. nun 195. maddesinde, suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereye gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabileceğinin, 196. maddede sorgusu yapılan sanık veya bu hususta yetkili kıldığı müdafii isterse mahkemenin sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabileceğinin öngörülmesi ve 193/1. maddede kanunun ayrık tuttuğu bu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmayacağının açıkça belirtilmesi karşısında, sanıkların üzerlerine atılı suçların niteliği ve öngörülen cezası ile 196. maddedeki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak, sanıklar Volkan, Gökhan ve Caner'in duruşmada hazır edilmeden hüküm verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık Caner hakkında yüklenen suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza miktarı itibariyle 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin uygulanıp uygulanmaması gerektiğinin tartışılmaması,
4- Hükmün gerekçesinde sanıklar Volkan, Gökhan ve Caner'in öldürme eylemine iştirak ettiklerine dair yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtilerek sanıkların bu suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, sanıklar hakkında bu suçtan herhangi bir karar verilmemesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
5- Sanık Mikail hakkında bir başka suçu gizlemek maksadıyla adam öldürmek suçundan 5237 Sayılı TCK. nun 82/1-h, 31/2. maddeleri uygulanarak ceza tayin edildikten sonra ayrıca aynı yasanın 31/2 fıkra son cümlesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurularak noksan ceza tayini,
Sonuç: Usule aykırı ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık Mikail hakkında bir başka suçu gizlemek maksadıyla adam öldürmek suçundan verilen ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına, sanık Mikail'in şartla tahliyeye hak kazanıp kazanmadığı hususunda mahalli infaz merciinin takdir yetkisi mahfuz kalmak üzere ceza miktarına göre sanık Mikail müdafiinin tahliye isteminin reddine 14.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy