(1412 S. K. m. 142) (1136 S. K. m. 38) (5271 S. K. m. 152)
Dava: M. R. Ç.yi kasten birlikte öldürmekten, M. A.yı de kasten birlikte öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanıklar O. S. ile F. D., işbu ölümle biten kavgada maktule el uzatmaktan sanıklar B. S., T. S., N. İ., İ. H. Ç., Y. S., M. Y., .F. S. ile Ş. B.nin yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar O. S., F. D., B. S., i. H. Ç., Ş. B. ile N. I.nin hükümlülüklerine, sanıklar T. S., Y. S., F. S. ile M. Y.nin beraatlerine ilişkin ( A. ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2004 gün ve 334/198 .sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı, sanıklar N. 1., O. S., B. S., İ. H. Ç., Ş. B. ile müdahil taraftarından istenilmiş, sanıklar O. S., N. İ., B. S., İ. H. Ç., Ş. B. duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık O. S. hakkında duruşmalı, diğer sanıkların cezalarının nev'i ve miktarına göre duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Müdahilin 21.10.2004 tarihli dilekçesi, temyiz dilekçesi mahiyetinde olmayıp, sanıkların temyiz dilekçelerinin müdahile tebliği üzerine verilmiş temyize cevap dilekçesi olduğundan, sanık müdafilerinin ve yerel Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine; sanık O. hakkında öldürme, öldürmeye teşebbüs, sanıklar B., N., İ. H. ve Ş. haklarında kavgada el uzatma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık T. hakkında kavgaya katılmaktan kurulan beraat hükmüne hasren yapılan incelemede;
1 ) A. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 28.07.2002 tarihli sorgu zaptının ilk 3 sayfasının zabıt katibi H. E. tarafından imzasız bırakılması,
2 ) Av. A. S.nin A. 1. Noter'inde düzenlenen 30.07.2002 tarihli vekaletname ile sanıklardan F. ve O.nun vekilliğini üstlendiği, bununla birlikte anılan iki sanık arasında esaslı menfaat çatışmasının bulunduğu, nitekim Av. A. S.nin F.nin de müdafii olmasına rağmen baştan itibaren suçun asli maddi failinin F. olduğunu söylediği, başta suçu üstlenen F.nin ise 16.05.2003 tarihli savunmasında suçu kendisinin işlemediğini, O., B. ve Y.nin kendisinden suçu üstlenmesini istediklerini savunduğu, bu tarihten sonraki aşamalarda her iki sanığın suçu sürekli birbirlerinin üzerlerine attıkları, Av. A. S.nin ise 05.12.2003 ve 07.04.2004 tarihli celselerde F. D.nin daha sonraki celselerde yaptığı savunmaların doğru olmadığını, bunlara itibar edilmemesi gerektiğini söyleyerek tamamen sanık O.nun menfaatlerini koruduğu, buna rağmen sanık F.nin müdafii olarak kalmaya da devam ettiği ancak onun menfaatlerini gözetmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, aralarında menfaat çatışması olan iki sanığın aynı avukat tarafından temsil edilmesi,
3 ) Sanıklar hakkında 765 Sayılı TCK.nun uygulanması ile kurulan hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar O., B., İ. H., Ş. ve N. müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının sair temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar O., B., N., i. H. ve Ş. haklarındaki mahkumiyet hükümleri ile sanık T. hakkındaki beraat hükmünün BOZULMASINA, ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık O. müdafiinin tahliye talebinin reddine 09.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy