(5237 S. K. m. 35, 53, 62, 81, 86, 87)
Dava ve Karar: Ayhan Kar ile İbrahim Kar'ı kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Rafet Kara'nın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Konya Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.06.2006 gün ve 358/223 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Kabul ve uygulamaya göre;
Yaralama suçundan kurulan hükümlerde, ceza tertip sırasına göre, 86/3-e maddesinden sonra bir kat artırım yapılmadan, 87/1-d-son maddesinden doğrudan doğruya artırım yapılması sonuca etkili görülmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul olunmuş, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yasal savunma şartları oluştuğuna, tahrik bulunduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanığın mağdur-müdahil İbrahim'i karın ve sırt bölgesinden bıçaklayarak, karaciğer, safra kesesi, duedonum ve vena kava yaralanmalarına, hayati tehlike geçirmesine neden olduğu, müdahilin tekme atıp, kaçıp bir dükkana sığınması nedeniyle sanığın eylemini sürdüremediği, İbrahim'i bıçakladıktan sonra mağdur Ayhan'ın yanına gelerek onu da karın bölgesinden mide ön ve arka duvarı, transvers kolon mezosu yaralanmalarına, hayati tehlike geçirmesine neden olur şekilde bıçakladığı, mağdurun kaçması nedeniyle eylemine devam edemediği olayda, sanığın mağdur ve mağdur-müdahile eylemlerinin öldürmeye kalkışma suçunu oluşturduğu TCK. nun 81, 35, 62. (iki kez) maddelerince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanık müdafii ile mağdur-müdahil İbrahim vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın mağdur Ayhan'a yönelen eylemi nedeniyle ceza süresi yönünden CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 30.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy