(765 S. K. m. 31, 59, 70, 73, 450) (5237 S. K. m. 53, 62, 82)
Serdar Bölükbaş, Sedat Bölükbaş, Abdullah Bölükbaş ile Mehmet Bölükbaş'ı kangütme saikiyle ve de taammüden öldürmekten, Emine Bölükbaş, Selver Bölükbaş, Beyhan Bölükbaş ile Neriman Pırtıcı'yı öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanıklar Hasan Eker, Zekeriya Eker, Dursun Eker ile Hüseyin Eker'in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda, Hüseyin'in beraatine, sair sanıkların hükümlülüklerine ait Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2006 tarih ve 592/162 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki sanıklar müdafii ile müdahiller taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanıklar Hasan, Zekeriya ve Dursun hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- a- Müdahiller ve vekilleri, sanıklar Hasan, Zekeriya ve Dursun hakkında 01.12.2005 günlü iddianame ile açılan davaya müdahale talebinde bulunmadıklarından, müdahiller vekilinin 01.12.2005 günlü iddianameye konu suçlardan dolayı kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
b- İçtima sırasında, sanık Hasan hakkında 6136 s. Yasaya muhalefet suçundan verilen adli para cezasının infazına karar verilmemesi, infazda kazanılmış hak olmayacağından tebliğnamedeki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir.
c- Oluşa ve delillere göre, öldürme kararını sanıklar Hasan ve Zekeriya ile birlikte veren, plan yapan, bu sanıkları aracı ile olay yerine götüren ve gözcülük yaparak maktül ve mağdurların geldiklerini sair sanıklara telefonla bildiren sanık Dursun'un, sair sanıklarla birlikte eylem ve irade birliği içinde hareket ederek suçlara asli fail olarak katıldığını kabul eden mahkemenin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine ilişen ve bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Hasan Eker, Zekeriya Eker ve Dursun Eker'in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun biçimde maktüller Serdar ve Sedat'ı öldürme, mağdurlar Beyhan, Selver, Emine ve Neriman'ı öldürmeye teşebbüs suçları ile sanık Hasan'ın 6136 s. Yasaya muhalefet suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş, sanık Hüseyin'in suçları ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derece bulunmadığından beraatine karar verilmiş, sanıklar Hasan, Zekeriya ve Dursun müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede, sanık Dursun'un suçları yönünden sübuta, bütün sanıkların suçları yönünden eksik incelemeye, meşru müdafaa şartlarının varlığına, suç vasfına, müdahiller vekilinin TCK. nun 59. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanık Hüseyin yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A- Sanık Hüseyin hakkında kurulan beraat hükmünün ONANMASINA,
B- Sanıklar Hasan, Dursun ve Zekeriya'nın, Mehmet ve Abdullah'ı öldürme suçları ile ilgili olarak;
Oluşa, delillere ve dosya kapsamına göre; Maktüller Mehmet ve Abdullah'ın 17.05.1998 gününde sanıklardan Hasan'ın babası Hasan ile kardeşi Adem'i ve sanıklardan Dursun ile Zekeriya'nın babası Hüseyin'i öldürdükleri, Abdullah'ın 21.03.2002 tarihinde, Mehmet'in ise 03.10.2002 gününde cezaevinden tahliye oldukları, sanıkların, tahliye olan maktülleri öldürmeye karar verip, plan yaptıkları, tarlaya gidiş geliş saatlerini ve güzergahlarını tesbit ettikleri, olay tarihinde sanık Dursun'un, sanıklar Hasan ile Zekeriya'yı olay yerine bıraktığı, önceden kararlaştırdıkları yere giderek maktüllere ilişkin traktörün gelişini beklemeye başladığı, traktörün geldiğini görünce de pusuda bekleyen sair sanıklara telefonla haber verdiği, sanıklar Hasan ve Zekeriya'nın da, maktül Serdar'ın kullandığı olay yerine gelen traktör ve römorkunda bulunan maktüller ile mağdurlara av tüfekleri ve tabanca ile ateş ederek maktüller Mehmet, Abdullah, Serdar ve Sedat'ı öldürüp, Beyhan, Selver, Emine ve Neriman'ı öldürmeye teşebbüs ettikleri olayda; suçun kangütme saiki ile işlendiğinden söz edebilmek için haksız bir tahrikin etkisi olmaksızın münhasıran bu saikle işlenmesinin gerektiği de dikkate alındığında, maktüller Mehmet ve Abdullah tarafından, sanık Hasan'ın babası ve kardeşi ile sanıklar Dursun ve Zekeriya'nın babalarının 1998 yılında öldürülmelerinin sanıklarda meydana getirdiği haksız tahrikin etkisi ile daha önce öldürme eylemini gerçekleştiren maktüller Mehmet ve Abdullah'ın öldürüldükleri anlaşılmakla, Mehmet ve Abdullah'ın öldürülmeleri eylemi sebebiyle sanıkların haksız tahrik altında tasarlayarak öldürme suçlarından cezalandırılmaları gerektiği düşünülmeksizin, bu maktüllere karşı işlenen suçların da kangütme saikiyle işlendiğinin kabul edilmesi,
C- Kabule ve uygulamaya göre;
a- Sanıklar Hasan ve Dursun'un, maktüller Serdar ve Sedat'ı öldürme suçları ile ilgili olarak;
765 S. Kanunun 450/4-10, 59/1 maddeleri uygulanması suretiyle belirlenen ceza miktarı ile 5237 S. Kanunun olayla ilgili 82/1-a-j, 62 maddeleri uygulandığında verilebilecek ceza miktarı aynı olduğundan, 5237 S. Kanunun 53. maddesinin, 765 S. Kanunun 31. maddesine göre daha lehe olması nedeniyle, 5237 S. Kanunun 82/1-a-j, 62, 53. maddeleri ile hüküm kurulması gerekirken, sanıklar aleyhine sonuç doğuracak biçimde yazılı biçimde karar verilmesi,
b- Sanıklar Hasan ve Dursun'un öldürmeye teşebbüs, sanık Zekeriya'nın maktül Serdar ve Sedat'ı öldürme, mağdurları öldürmeye teşebbüs suçları ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 tarih ve 2007/1-32-97 s. kararı uyarınca, lehe kanun uygulamasında infaz hükümlerinin ayrı, maddi ceza hukuku hükümlerinin de ayrı bir paket halinde değerlendirilerek, içtima ve infaza ait hükümler dikkate alınmaksızın, her bir suç yönünden lehe kanunun belirlenmesi ve ona göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Sanıklar Hasan ve Dursun hakkında verilen cezalar içtima edilirken; birden çok müebbet hapis cezaları bulunduğundan, bir müebbet hapis cezası esas alınarak, 765 s. TCK. nun 70. maddesi uyarınca sair her bir müebbet hapis cezası için ayrı ayrı hücre süresi belirlenmesi, daha sonra sair her bir şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezalar için ise 73. madde uyarınca ayrı ayrı hücre süresi belirlenmesi gerektiği düşünülmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması,
d- Gerekçeli kararda kaçmak isteyen maktül Serdar'ın, sanık Zekeriya tarafından takip edilerek av tüfeği ile vurularak öldürüldüğü kabul edildiği halde, sanık Hasan tarafından traktör ve römorkta bulunanlara açılan ateş sonucu vurularak ölenler arasında maktül Serdar'ın da olduğu yazılarak gerekçede çelişki yaratılması,
e- Sanıkların öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarında 765 s. TCK. nun lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, aynı yasanın 31. maddesi yerine 5237 s. TCK. nun 53. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması,
f- Mağdur Neriman'a karşı gerçekleştirilen eylemden dolayı kurulan ilk hükmün yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği ve verilen ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış hakkı olduğu gözetilmeksizin, sanıklar Dursun ve Zekeriya hakkında CMUK. nun 326/son maddesine aykırı olacak biçimde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar Hasan, Dursun ve Zekeriya hakkında öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan ve kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümler ile irtibat sebebiyle sanık Hasan hakkında 6136 s. Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy