(5237 S. K. m. 29, 81, 87) (5271 S. K. m. 232)
Dava: N.D.'ı kasten öldürmekten sanık İ. İ.'in yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Edirne Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 11.04.2006 gün ve 07/144 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-) Otopsi tutanağı içeriğine göre yaraların sayısı, yer ve nitelikleri konularında bir kuşku bulunmadığından ölüm sebebi konusunda tebliğnamedeki (1) no.lu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir
2-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı taktiri indirim sebeplerinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, suçun meşru müdafaa olduğuna eksik incelemeye vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 1950 doğumlu, sanığın damadı olan maktulün 1974 doğumlu olduğu, maktulün, herhangi bir işte çalışmadığı, gelirinin olmadığı, sanığa ait evde kira vermeden oturduğu, maktulün eşinin bir fabrikada gece vardiyasında çalıştığı zamanlarda maktulün çocuğuna sanık ve eşinin baktığı, eşini ve çocuğun dövmeyi, alkol almayı, sanığın kazancından yararlanmayı alışkanlık haline getiren, esrar kullandığı söylenen, olay sırasında da alkol almakta olan maktulün olay gecesi eşinin işte olması nedeniyle, çocuğu alıp evlerine götürmek amacıyla eve gelen sanığa saldırdığı, boğazını sıktığı, bıçakla saldırdığı, maktulün, eline vurması üzerine yere düşen bıçağı alan sanığın, biri sağ kasıkta, biri sol kasıkta, ikisi sağ kol önde olmak üzere maktulü 4 yerinden bıçakla yaraladığı, sağ kasıkta arter ve ven kesişine neden olan yara nedeniyle ölümün meydana geldiği, koldaki yaraların yüzeysel nitelikte olduğu, sol kasıktaki yaranın nitelikli bir yara olmadığı, görgü tanığı olmayan olayda, maktul yere düşmediği, engel de olmadığı halde eylemin sürdürülmediği, hayati bölgenin hedef alındığına, öldürme kastı ile hareket edildiğine dair kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde;
a) Kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan, 5237 sayılı TCK nun 87/4. maddesinin 2. cümlesi gereğince hüküm kurulması yerine kasten öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden hareketlerin ulaştığı boyut nedeni ile 12-18 yıl arasında bir ceza öngören 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında 12 yıl yerine 15 yıl hapse hükmedilmesi,
c) Tahrik nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2 maddesine aykırı davranılması,
d) Sanığın ölenin elinden aldığı ve suçta kullandığı bıçağın ölenin mirasçılarına iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, tutuklunun ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözetilerek sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 17.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy