(765 S. K. m. 62, 59, 449) (5237 S. K. m. 35, 62, 82) (5271 S. K. m. 231, 253)
Dava: Karısı Hediye İnçamur'u öldürmeye tam derecede teşebbüsten, Zeynep İnçamur'u bıçakla yaralamaktan ve konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık M. Emin İnçamur'un yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin İzmir Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.03.2006 gün ve 207/76 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürmeye teşebbüs, yaralama ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Eşini öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
765 sayılı TCK.nun 449/1, 62, 59. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d, 35, 62. maddelerinin denetime imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde 765 sayılı Yasanın 449, 62, 59. maddelerinden hüküm kurulması,
2- Takibi şikayete bağlı konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden; 5271 sayılı CMK.nun 253-254. maddeleri uyarınca sanık ile mağdur arasında uzlaşma olup olmayacağı konusunda tarafların beyanı alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarında;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 15.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy