(5237 S. K. m. 21, 29, 53, 62, 81) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Adam öldürmek ve izinsiz silah taşımak suçlarından Ö.K. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK'nın 81, 29, 62, 53/1-5. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair Ankara Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.09.2006 gün ve 268/277 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Kararı:
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Uyarlama yargılamasında, hükümlü hakkında kesinleşen mahkumiyet kararındaki suç vasfında değişiklik yapılmadan, sadece lehe kanun uygulamasının yapılması nedeniyle, açılan duruşmada, 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca ek savunma verilmesi gerektiğinden bahisle bozma öneren tebliğnamedeki (1) no.lu düşünce benimsenmemiştir.
2) Hükümlü Ö.K. hakkında 765 Sayılı TCK. gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu, bozma üzerine kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden hükümlü müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
A) Dairemizin 2001/4815 Esas sayılı ve 08.02.2002 tarihli onama ilamının (2) no.lu paragrafında açıkça belirtildiği üzere, olay gecesi, hükümlünün gittiği barda, masasına davet ettiği bir bayan çalışanla girdiği tartışmada, içkiyi döküp onu tokatlaması üzerine, bar çalışanlarının üzerine geldiği, hükümlünün, ruhsatsız tabancasını çekerek, kalabalığa doğru 2 el ateş etmesi üzerine, olayla ilgisi bulunmayan, sanığın üzerine gelen grupta da olmayan ve hükümlüye karşı hiçbir haksız eylemi de olmadığı saptanan üçüncü kişi durumundaki, çiçekçi olarak çalışan maktulün başından aldığı isabetle öldüğü sabit olmakla, hükümlünün yaptığı atışla, kalabalık olan olay yerinde bulunan başka kişilerin de isabet alarak ölebileceklerini öngörebilir durumda olduğu anlaşıldığından, maktule yönelik hareketinin olası kast altında işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 81, 21/2, 29 ve 62. maddelerinin uygulanması, ortaya çıkan sonuç ile kesinleşmiş hüküm sonucunun karşılaştırılması, lehe olan hükmün tespiti, önceki hükmün lehe olması durumunda ise uyarlama isteminin reddine karar verilmesi, aksi halde 5237 sayılı Yasa ile hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
B) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
C) Uygulamaya göre de;
a) Hükme esas teşkil eden kısa kararda hükümlüden tahsiline karar verilen yargılama gideri gösterilmediği halde, gerekçeli kararda miktar belirtilerek hükmün karıştırılması,
b) Suç tarihi 05.01.2001 olduğu halde karar başlığında hatalı gösterilmesi;
c) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu karan uyarınca hükümlüden tahsiline karar verilen vekalet ücretinin müdahil taraf yerine, yazılı şekilde müdahil vekili lehine hükmolunması;
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi bozulmasına, oybirliği ile karar verildi.
20.02.2008 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı E.C.'un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık Ö.K.'ya müdafii Av. N.A.'ın yokluğunda 21.02.2008 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy