(5237 S. K. m. 21, 35, 53) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Selim Beki'yi kasten öldürmeye teşebbüsten, Elif Beki'yi de yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Süleyman Akça, işbu suça azmettirmekten sanık Adem Şan, bu suça iştirakten sanıklar Oğuzhan Erdil ile İsmail Kurt'un yapılan yargılanmaları sonunda; Süleyman'ın hükümlülüğüne, diğer adları geçen sanıkların beraatlerine ilişkin Sakarya İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.08.2006 gün ve 122/256 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Süleyman müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahiller Selim ve Elif'in 05.07.2006 tarihli celsede şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle müdahil sıfatları ortadan kalkmış olduğundan mağdurlar vekilinin temyiz talebinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanığın, tabanca ile mağdur Selim'e 6-7 el ateş ettiği, sol omuz, sağ ön kol ve sağ uyluğa isabet eden kurşunların basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanmaya, ulna açık parçalı kenar kopma kırığına neden olduğu, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkilediği olayda, meydana getirilen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 Sayılı TCK. nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, cezanın hakkaniyet gereği alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece hiç isabet kaydedilmeyen öldürmeye teşebbüs olaylarında uygulanması olanaklı olan asgari sınırdan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarının niteliklerini tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin sanığın öldürme kastının bulunmadığına, delillerin hatalı takdir edildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık hakkında mağdur Selim'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak; Dosyada bulunan adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu ve bu nedenle 5728 sayılı Yasayla değişik 5271 Sayılı CMK. nun 231/6-a maddesi uyarınca 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından istifade edemeyeceği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde sayılan hak yoksunluklarının, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle CMUK. nun 322. maddesince tanınan yetkiye dayanılarak düzeltilen, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık hakkında mağdur Elif'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
a) Oluşa, dosya kapsamına ve kabule göre; Olay öncesinde mağdur Selim'le arasında alacak meselesinden dolayı husumet bulunan sanığın, kız kardeşleriyle birlikte Cadde Bozacısı isimli yerde bulunan Selim'in yanına gelerek oturduğu, bir süre sonra masadan kalkarak lavaboya doğru yöneldiği esnada birden geri dönerek belinden çıkardığı silahla Selim'e doğru 6-7 el ateş ettiği, Selim'le birlikte yanında oturan kız kardeşi Elif'in de isabet alarak yaralandığı olayda; Sanığın, hedef seçtiği mağdur Selim'i öldürmek kastıyla ateş ettiği sırada, aynı yerde bulunan kişi ya da kişilerin de isabet alıp yaralanabileceğini ya da ölebileceğini öngörmesine rağmen atışlarına devam ederek mağdur Elif'i yaralaması eyleminde sanığın olası kast altında hareket ettiği ve eyleminin 5237 sayılı TCK. nun 21/2. maddesi uyarınca olası kastla yaralama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b) Kabule göre;
5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde sayılan hak yoksunluklarının, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 17.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy