(5237 S. K. m. 53, 86, 87) (5271 S. K. m. 226)
Dava: Babası Oktay Cesim'i öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Ahmet Cesim'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Adana Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2006 gün ve 130/430 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanık Ahmet müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar: A) Sanık Oktay hakkında kurulan hüküm verilen para cezasının nevi ve miktarı itibariyle CMUK 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, Cumhuriyet Savcısının bu suça yönelik temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B) Dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanık Ahmet'in eyleminin nitelendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
C) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ahmet'in suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Ahmet müdafiinin meşru müdafaa şartlarının varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Temel cezanın 5237 sayılı TCK. nun 86/1. maddesi ile belirlenip, suçun silahla işlenmesi nedeniyle TCK. nun 86/3-e maddesiyle bu miktar üzerinden artırım yapılarak daha sonra TCK. nun 87/1-d maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde 86/1-3;a,e delaletiyle 87/1-d maddesine göre doğrudan 6 yıl hapse hükmolunması,
2- Kabule göre;
a) 5237 sayılı TCK' nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun kararda gösterilmemesi,
b) Sanığa CMK 226 maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK 86/1-3,a,e; 87/1-d maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ahmet müdafiinin ve C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 09.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy