(5237 S. K. m. 22, 23, 85, 86, 87) (765 S. K. m. 452)
Dava: E.'yi müstakil faili belli olmayacak şekilde öldürmekten sanıklar B. ile S.'nin bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Kartal İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 04.04.2006 gün ve 34/166 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozma üzerine incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık B. müdafiinin, yasal savunmasında sınırın aşılmasına, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, yaralama ya da kavgada maktule el uzatma yönünden suç vasfına, sanık S.'nin sübuta ve suç kastı olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Olay günü maktul ve arkadaşlarının afiş asmak istemesi nedeniyle meydana gelen tartışmada sanıkların birlikte maktulü darp ettikleri ve bunun neticesinde maktulün kendinde mevcut olan kronik kalp hastalığının akut hale geçmesinden ileri gelen nedenle öldüğü tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanıkların maktuldeki kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği araştırılarak sonucuna göre, bildikleri tespit edildiği takdirde 5237 sayılı TCK'nun 22/3, 23 ve 86/2. maddeleri delaletiyle 85. maddesi uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan, bilmedikleri tespit edildiği takdirde 22/2, 23, 86/2. maddeleri delaletiyle 85. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetleri gerekirken lehe olan yasanın tespiti amacıyla, 765 sayılı TCK'nun 452/2. maddesinin uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK'nun 87/4. maddesi ile karşılaştırılması suretiyle yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nun 452/2 maddesinin lehe kabul edilerek bu suçtan hüküm kurulması,
2) Sanıklar ve müdafileri duruşmada hazır edilmeden gıyaplarında karar verilmek suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık B. müdafii ve sanık S.'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi değişik bir gerekçe ile BOZULMASINA, 28.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy