(5237 S. K. m. 53, 62)
Dava: M.C.'ı kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten, G.A. ile F.C.'ü yaralamaktan sanık Y.C.'ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2006 gün ve 268/403 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur M.'yi öldürmeye teşebbüs ve mağdur G.'ü yaralama suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık, müdafiinin öldürme kastı bulunmadığına, eylemin sadece M.'ye yönelik bulunduğuna ve tahrik şartları bulunduğuna, 62. maddenin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Mağdur M. ile evli olan sanığın olay günü boşanma davalarının sonuçlanması üzerine Adliye'den çıktıkları, M.'nin yanında kızkardeşi G.'de olduğu halde otobüs duraklarına doğru ilerlediği sırada, sanığın hızla M.'ye yaklaşarak tabanca ile ateş etmeye başladığı göğsünden ve başından yaraladığı, kızkardeşinin yaralandığını gören, G.'ün onun üzerine kapandığı sırada iki el daha ateş eden sanığın G.'ü de ayağından yaraladığı, bu sırada tarafları tanımayan ve durakta otobüs bekleyen mağdur F.'nin de mermi sekmesi mi yoksa camının kırılması nedeniyle mi olduğu tespit edilemeyen isabetle yaralandığı olayda, sanığın asıl hedefinin M. olduğu, olayla ilgisi olmayan mağdur F.'ye karşı suç işleme kastı bulunmadığı, TCK'nın 44. maddesi kapsamında, bu mağdura eyleminden ayrıca ceza verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Mağdur G.'ü yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlerde;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Mağdur M.'yi öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
4- F.'yi yaralama suçundan kurulan hükümde; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.03.2008 gününde sayın Başkan C.E. ve Sayın Üye E.K.'ın sanığın mağdur F.'ye eyleminin olası kasıt altında yaralama suçunu oluşturduğuna ilişkin muhalefetleri ile, bu suça ilişkin karar oyçokluğu ile mağdur M.'yi öldürmeye teşebbüs, mağdur G.'ü yaralama ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümler yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın Ankara Adliyesi önünde Sıhhiye Köprüsü altında oldukça kalabalık bir ortamda saat 15 sıralarında boşandığı eşi mağdur M.'yi hedef olarak en az dört kez, yaptığı atışlar sırasında durakta otobüs bekleyen mağdur F.'nin de yaralandığı olayda, sanığın herkesin gelip geçtiği otobüs duraklarının da bulunduğu olay yerinde, birden fazla atışlarının çevrede bulunan kişilere isabet edebileceğini öngörebileceği, bu mağdura eyleminin olası kasıt altında yaralama suçunu oluşturduğu düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy